<?xml version="1.0" encoding="UTF-8"?>
<!-- generator="wordpress/2.3.3" -->
<rss version="2.0"
	xmlns:content="http://purl.org/rss/1.0/modules/content/"
	xmlns:wfw="http://wellformedweb.org/CommentAPI/"
	xmlns:dc="http://purl.org/dc/elements/1.1/"
	>

<channel>
	<title>Mürit Kefer</title>
	<link>http://www.muritkefer.com</link>
	<description>Mürit Kefer'in Hatıra Defteri</description>
	<pubDate>Mon, 23 Jul 2007 18:29:30 +0000</pubDate>
	<generator>http://wordpress.org/?v=2.3.3</generator>
	<language>en</language>
			<item>
		<title>MATERYALİST GERÇEK</title>
		<link>http://www.muritkefer.com/hatiralar/materyalist-gercek/</link>
		<comments>http://www.muritkefer.com/hatiralar/materyalist-gercek/#comments</comments>
		<pubDate>Fri, 19 Jan 2007 19:48:43 +0000</pubDate>
		<dc:creator>Mürit Kefer</dc:creator>
		
		<category><![CDATA[Hatıralar]]></category>

		<guid isPermaLink="false">http://www.muritkefer.com/hatiralar/materyalist-gercek/</guid>
		<description><![CDATA[&#8221; Felsefenin en önemli ve zor sorunu, dünyayı bir tanrının yaratıp yaratmadığı sorunudur. Ruh denilen şeyle dünya arasında nasıl bir ilgi var? Bütün felsefe tarihi bu soruların çevresinde döner durur.&#8221; 1
Yukarıdaki itiraf, 1804-1872 yılları arasında yaşamış ve materyalizmin babası olarak bilinen tanrıtanımaz Alman filozof Ludwig Feurbach&#8217;a aittir ve söylediği gibi aslında soru insanlığın sorusu, sorun [...]]]></description>
			<content:encoded><![CDATA[<p>&#8221; Felsefenin en önemli ve zor sorunu, dünyayı bir tanrının yaratıp yaratmadığı sorunudur. Ruh denilen şeyle dünya arasında nasıl bir ilgi var? Bütün felsefe tarihi bu soruların çevresinde döner durur.&#8221; 1<br />
Yukarıdaki itiraf, 1804-1872 yılları arasında yaşamış ve materyalizmin babası olarak bilinen tanrıtanımaz Alman filozof Ludwig Feurbach&#8217;a aittir ve söylediği gibi aslında soru insanlığın sorusu, sorun insanlığın sorunudur!<br />
Dünyayı bir tanrı mı yarattı ? <a href="http://www.muritkefer.com/hatiralar/materyalist-gercek/#more-53" class="more-link">(more&#8230;)</a></p>
<p class="akst_link"><a href="http://www.muritkefer.com/?p=53&amp;akst_action=share-this"  title="Bu yazıyı arkadaşınızla paylaşın, del.icio.us gibi sosyal imleme sitelerine ekleyin." id="akst_link_53" class="akst_share_link" rel="nofollow">Bu Yazıyı Paylaşın</a>
</p>]]></content:encoded>
			<wfw:commentRss>http://www.muritkefer.com/hatiralar/materyalist-gercek/feed/</wfw:commentRss>
		</item>
		<item>
		<title>YEŞİL YALANLAR</title>
		<link>http://www.muritkefer.com/hatiralar/yesil-yalanlar/</link>
		<comments>http://www.muritkefer.com/hatiralar/yesil-yalanlar/#comments</comments>
		<pubDate>Fri, 20 Jun 2003 19:47:47 +0000</pubDate>
		<dc:creator>Mürit Kefer</dc:creator>
		
		<category><![CDATA[Hatıralar]]></category>

		<guid isPermaLink="false">http://www.muritkefer.com/hatiralar/yesil-yalanlar/</guid>
		<description><![CDATA[1976, Ankara. Üniversite öğrencisiyim ve kendim gibi materyalist iki arkadaşımla birlikte bir apartmanın bodrum katında yaşıyorum.
Bir akşamüzeri evden telgraf geldi, babam hastaymış. Gittiğimde onu devlet hastanesindeki bir koğuşta yatar buldum. Sordum, kansermiş. Doktorlar Allah’tan ümit kesilmez diyorlardı. Ne demek istediklerini iki ay sonra daha iyi anladım. Geceler boyu başında durmam fayda etmedi ve bir gece [...]]]></description>
			<content:encoded><![CDATA[<p>1976, Ankara. Üniversite öğrencisiyim ve kendim gibi materyalist iki arkadaşımla birlikte bir apartmanın bodrum katında yaşıyorum.<br />
Bir akşamüzeri evden telgraf geldi, babam hastaymış. Gittiğimde onu devlet hastanesindeki bir koğuşta yatar buldum. Sordum, kansermiş. Doktorlar Allah’tan ümit kesilmez diyorlardı. Ne demek istediklerini iki ay sonra daha iyi anladım. Geceler boyu başında durmam fayda etmedi ve bir gece sabaha karşı öldü.<br />
Öldüğünde daha kırk iki yaşındaydı. Ağladım mı? Evet ağladım, materyalizm acı çekmeye ve ağlamaya engel değildir.<br />
Kim demiş zaman her derdin çaresidir diye? Günler aylar geçti, acım geçmedi. Babam artık yok öyle mi? Peki ama neden herkes benim kadar üzgün değil?  <a href="http://www.muritkefer.com/hatiralar/yesil-yalanlar/#more-52" class="more-link">(more&#8230;)</a></p>
<p class="akst_link"><a href="http://www.muritkefer.com/?p=52&amp;akst_action=share-this"  title="Bu yazıyı arkadaşınızla paylaşın, del.icio.us gibi sosyal imleme sitelerine ekleyin." id="akst_link_52" class="akst_share_link" rel="nofollow">Bu Yazıyı Paylaşın</a>
</p>]]></content:encoded>
			<wfw:commentRss>http://www.muritkefer.com/hatiralar/yesil-yalanlar/feed/</wfw:commentRss>
		</item>
		<item>
		<title>BİLİM ve DİN I</title>
		<link>http://www.muritkefer.com/hatiralar/bilim-ve-din-i/</link>
		<comments>http://www.muritkefer.com/hatiralar/bilim-ve-din-i/#comments</comments>
		<pubDate>Wed, 21 May 2003 19:46:40 +0000</pubDate>
		<dc:creator>Mürit Kefer</dc:creator>
		
		<category><![CDATA[Hatıralar]]></category>

		<guid isPermaLink="false">http://www.muritkefer.com/hatiralar/bilim-ve-din-i/</guid>
		<description><![CDATA[Dünyayı bir Tanrı mı yarattı?
Evet!
Tuhaf, peygamberler kendileri de görmedikleri halde bu soruya nasıl evet diyebiliyorlar?
Bence bazı insanların tanrıya inanmıyor olmasının nedeni bu tuhaflıktır ve kolay anlaşılır bir cevabı da yoktur. Dinler tarihinde bu tuhaflığın başka bir adı sırdır.
Bazılarımız bu sır duygusunu sever. Onlara göre bu durum din kavramının tabii bir gereğidir. Yine bu ezeli sır [...]]]></description>
			<content:encoded><![CDATA[<p>Dünyayı bir Tanrı mı yarattı?<br />
Evet!<br />
Tuhaf, peygamberler kendileri de görmedikleri halde bu soruya nasıl evet diyebiliyorlar?<br />
Bence bazı insanların tanrıya inanmıyor olmasının nedeni bu tuhaflıktır ve kolay anlaşılır bir cevabı da yoktur. Dinler tarihinde bu tuhaflığın başka bir adı sırdır.<br />
Bazılarımız bu sır duygusunu sever. Onlara göre bu durum din kavramının tabii bir gereğidir. Yine bu ezeli sır karşısında kimilerimiz çaresiz, kimilerimiz umursamazdır.<br />
Peki ama ya bilim? Bilim insanlık onuru adına sırrın ezeli düşmanıdır ve hayır diyerek haykırır;<br />
“ Maddi varlıklardan ibaret olan şu evrende bilinemeyecek tek bir şey bile olmadığı gibi, insanın bilme yeteneğinin de sınırı yoktur. Bu nedenle ilke olarak kabul edilebilir ki, mutlak gerçek tüm olarak bilinebilir. Bireylerin veya kuşakların bilgi seviyelerinin çeşitli koşullarla sınırlı olması bu gerçeği değiştiremez.” 1 <a href="http://www.muritkefer.com/hatiralar/bilim-ve-din-i/#more-51" class="more-link">(more&#8230;)</a></p>
<p class="akst_link"><a href="http://www.muritkefer.com/?p=51&amp;akst_action=share-this"  title="Bu yazıyı arkadaşınızla paylaşın, del.icio.us gibi sosyal imleme sitelerine ekleyin." id="akst_link_51" class="akst_share_link" rel="nofollow">Bu Yazıyı Paylaşın</a>
</p>]]></content:encoded>
			<wfw:commentRss>http://www.muritkefer.com/hatiralar/bilim-ve-din-i/feed/</wfw:commentRss>
		</item>
		<item>
		<title>DİNLERİN SIRRI</title>
		<link>http://www.muritkefer.com/hatiralar/dinlerin-sirri/</link>
		<comments>http://www.muritkefer.com/hatiralar/dinlerin-sirri/#comments</comments>
		<pubDate>Tue, 22 Apr 2003 19:44:58 +0000</pubDate>
		<dc:creator>Mürit Kefer</dc:creator>
		
		<category><![CDATA[Hatıralar]]></category>

		<guid isPermaLink="false">http://www.muritkefer.com/hatiralar/dinlerin-sirri/</guid>
		<description><![CDATA[Son Peygamberden aktardığı 5374 hadis ile en çok hadis rivayet eden yedi kişinin başında gelen Ebu Hüreyre şöyle diyor;
“ Peygamberden iki kap dolusu ilim belledim. Bunlardan birini açığa vurup söyledim. Diğerine gelince, onu söyleyecek olsaydım benim boynumu vururdunuz!” 1
Ebu Hüreyre Son Peygamberin ilminden haber vermektedir ve hadisin altında verilen açıklamada şöyle denir;
“ Ebu Hüreyre’nin açığa [...]]]></description>
			<content:encoded><![CDATA[<p>Son Peygamberden aktardığı 5374 hadis ile en çok hadis rivayet eden yedi kişinin başında gelen Ebu Hüreyre şöyle diyor;<br />
“ Peygamberden iki kap dolusu ilim belledim. Bunlardan birini açığa vurup söyledim. Diğerine gelince, onu söyleyecek olsaydım benim boynumu vururdunuz!” 1<br />
Ebu Hüreyre Son Peygamberin ilminden haber vermektedir ve hadisin altında verilen açıklamada şöyle denir;<br />
“ Ebu Hüreyre’nin açığa vurduğu ilmin ne olduğu aktardığı hadislerden bellidir. Acaba sakladığı neydi? Bazıları; İleride Müslümanların başına gelecek karışıklıklara ait Peygamberin haber verdiği bilgiler idi derler. Bazıları da; Peygambere duyulan sevgi ve yakınlığın bir sonucu olarak sadece ilim ve irfan ehlinin vakıf olduğu, yabancı olanların idrakinden saklı kalmış esrarlı bir ilimdir, derler. Doğrusunu Allah bilir.”  <a href="http://www.muritkefer.com/hatiralar/dinlerin-sirri/#more-50" class="more-link">(more&#8230;)</a></p>
<p class="akst_link"><a href="http://www.muritkefer.com/?p=50&amp;akst_action=share-this"  title="Bu yazıyı arkadaşınızla paylaşın, del.icio.us gibi sosyal imleme sitelerine ekleyin." id="akst_link_50" class="akst_share_link" rel="nofollow">Bu Yazıyı Paylaşın</a>
</p>]]></content:encoded>
			<wfw:commentRss>http://www.muritkefer.com/hatiralar/dinlerin-sirri/feed/</wfw:commentRss>
		</item>
		<item>
		<title>ANLAYIŞ MERTEBELERİ</title>
		<link>http://www.muritkefer.com/hatiralar/anlayis-mertebeleri/</link>
		<comments>http://www.muritkefer.com/hatiralar/anlayis-mertebeleri/#comments</comments>
		<pubDate>Mon, 24 Feb 2003 19:43:02 +0000</pubDate>
		<dc:creator>Mürit Kefer</dc:creator>
		
		<category><![CDATA[Hatıralar]]></category>

		<guid isPermaLink="false">http://www.muritkefer.com/hatiralar/anlayis-mertebeleri/</guid>
		<description><![CDATA[ “ Rabb’iniz Allah hakkındaki şu anlayışınız yok mu? İşte sizi o perişan etti. Bu yüzden hüsrâna düşenlerden oldunuz. Fussilet 41/22”
Kimdir o Allah hakkındaki anlayışı yüzünden perişan olanlar?
İnananlara sorarsanız, görmediğine inanmayan biz materyalistlerizdir.
İyi de bu büyük bir haksızlık değil mi? Normalde görmedikleri hiçbir şeye kendileri de inanmadıkları halde, söz konusu Allah olunca nasıl inanıyorlar? Hadi [...]]]></description>
			<content:encoded><![CDATA[<p> “ Rabb’iniz Allah hakkındaki şu anlayışınız yok mu? İşte sizi o perişan etti. Bu yüzden hüsrâna düşenlerden oldunuz. Fussilet 41/22”<br />
Kimdir o Allah hakkındaki anlayışı yüzünden perişan olanlar?<br />
İnananlara sorarsanız, görmediğine inanmayan biz materyalistlerizdir.<br />
İyi de bu büyük bir haksızlık değil mi? Normalde görmedikleri hiçbir şeye kendileri de inanmadıkları halde, söz konusu Allah olunca nasıl inanıyorlar? Hadi inanıyorlar, nasıl oluyor da bu gariplikten dolayı bir de anlayışlı ve cennetlik olmuş oluyorlar?<br />
Hayır, bu hiç normal değil. Bu anlayış meselesinde bazı yanlışlıklar var ve tartışacağız. Nereden başlayalım? Örneğin, bin beş yüz yıldır cahil ve anlayışsız olmakla suçladığımız Mekke’nin cahilleri olabilir mi?  <a href="http://www.muritkefer.com/hatiralar/anlayis-mertebeleri/#more-49" class="more-link">(more&#8230;)</a></p>
<p class="akst_link"><a href="http://www.muritkefer.com/?p=49&amp;akst_action=share-this"  title="Bu yazıyı arkadaşınızla paylaşın, del.icio.us gibi sosyal imleme sitelerine ekleyin." id="akst_link_49" class="akst_share_link" rel="nofollow">Bu Yazıyı Paylaşın</a>
</p>]]></content:encoded>
			<wfw:commentRss>http://www.muritkefer.com/hatiralar/anlayis-mertebeleri/feed/</wfw:commentRss>
		</item>
		<item>
		<title>MUCİZELER</title>
		<link>http://www.muritkefer.com/hatiralar/mucizeler/</link>
		<comments>http://www.muritkefer.com/hatiralar/mucizeler/#comments</comments>
		<pubDate>Wed, 01 Jan 2003 19:41:42 +0000</pubDate>
		<dc:creator>Mürit Kefer</dc:creator>
		
		<category><![CDATA[Hatıralar]]></category>

		<guid isPermaLink="false">http://www.muritkefer.com/hatiralar/mucizeler/</guid>
		<description><![CDATA[İslam tarihinde iman hadisi olarak bilinen bir hadis var ve Haz. Ömer’in oğlu Abdullah anlatıyor;
“ Babam Ömer şöyle anlattı,
Ben Peygamberin yanında oturuyordum. Derken elbisesi bembeyaz, saçları simsiyah bir adam yanımıza çıkageldi. Üzerinde, yolculuğa delalet eder hiçbir belirti yoktu. Üstelik içimizden kimse onu tanımıyordu da. Gelip Peygamberin önüne oturdu ve dizlerini dizlerine dayadı. Ellerini dizlerinin üstüne [...]]]></description>
			<content:encoded><![CDATA[<p>İslam tarihinde iman hadisi olarak bilinen bir hadis var ve Haz. Ömer’in oğlu Abdullah anlatıyor;<br />
“ Babam Ömer şöyle anlattı,<br />
Ben Peygamberin yanında oturuyordum. Derken elbisesi bembeyaz, saçları simsiyah bir adam yanımıza çıkageldi. Üzerinde, yolculuğa delalet eder hiçbir belirti yoktu. Üstelik içimizden kimse onu tanımıyordu da. Gelip Peygamberin önüne oturdu ve dizlerini dizlerine dayadı. Ellerini dizlerinin üstüne hürmetle koyduktan sonra sordu,<br />
- Ey Muhammet iman nedir? Peygamber açıkladı,<br />
- Allah&#8217;a, meleklerine, kitaplarına, peygamberlerine, ahret gününe inanmandır. Kadere, yani hayır ve şerrin Allah&#8217;tan olduğuna da inanmandır. Yabancı yine sordu,<br />
- Ya İslam nedir?  <a href="http://www.muritkefer.com/hatiralar/mucizeler/#more-48" class="more-link">(more&#8230;)</a></p>
<p class="akst_link"><a href="http://www.muritkefer.com/?p=48&amp;akst_action=share-this"  title="Bu yazıyı arkadaşınızla paylaşın, del.icio.us gibi sosyal imleme sitelerine ekleyin." id="akst_link_48" class="akst_share_link" rel="nofollow">Bu Yazıyı Paylaşın</a>
</p>]]></content:encoded>
			<wfw:commentRss>http://www.muritkefer.com/hatiralar/mucizeler/feed/</wfw:commentRss>
		</item>
		<item>
		<title>RÜYALAR GERÇEK OLSA</title>
		<link>http://www.muritkefer.com/hatiralar/ruyalar-gercek-olsa/</link>
		<comments>http://www.muritkefer.com/hatiralar/ruyalar-gercek-olsa/#comments</comments>
		<pubDate>Mon, 04 Nov 2002 19:38:24 +0000</pubDate>
		<dc:creator>Mürit Kefer</dc:creator>
		
		<category><![CDATA[Hatıralar]]></category>

		<guid isPermaLink="false">http://www.muritkefer.com/hatiralar/ruyalar-gercek-olsa/</guid>
		<description><![CDATA[Yuşa tepesinden döndükten sonra aylar geçti. Bir hafta sonu öğle vakti, Dedeyle birlikte çevre yolundan Eyüp Sultana gidiyoruz. Topkapı sapağını geçer geçmez sağ tarafımızdaki eski bir mescidi işaret etti,
- Bu mescidin adı Takkeci mescididir. Hikayesini biliyor musun?
Arabanın gürültüsünü kesmek için ayağımı gazdan çekip hızımı azalttım;
“ Vaktiyle Koca Mustafa Paşada yaşayan fakir bir takkeci varmış. Bir [...]]]></description>
			<content:encoded><![CDATA[<p>Yuşa tepesinden döndükten sonra aylar geçti. Bir hafta sonu öğle vakti, Dedeyle birlikte çevre yolundan Eyüp Sultana gidiyoruz. Topkapı sapağını geçer geçmez sağ tarafımızdaki eski bir mescidi işaret etti,<br />
- Bu mescidin adı Takkeci mescididir. Hikayesini biliyor musun?<br />
Arabanın gürültüsünü kesmek için ayağımı gazdan çekip hızımı azalttım;<br />
“ Vaktiyle Koca Mustafa Paşada yaşayan fakir bir takkeci varmış. Bir gece bir rüya görmüş. Rüyasında bir ses şöyle diyormuş,<br />
- Bağdat’a git. Eski mahalledeki Asmalı kahveyi bul. Sonra o asmadan bir salkım üzüm ye, zengin olacaksın.<br />
Adam sabah olunca işine gücüne dalmış, unutmuş gitmiş. Birkaç gün sonra aynı rüyayı bir daha görmüş,<br />
- Bağdat’a git! Asmalı kahveye.<br />
Adam hayırdır inşallah demiş ama yine unutmuş. Birkaç gün sonra yine aynı rüya.<br />
- Bağdat’a git! <a href="http://www.muritkefer.com/hatiralar/ruyalar-gercek-olsa/#more-46" class="more-link">(more&#8230;)</a></p>
<p class="akst_link"><a href="http://www.muritkefer.com/?p=46&amp;akst_action=share-this"  title="Bu yazıyı arkadaşınızla paylaşın, del.icio.us gibi sosyal imleme sitelerine ekleyin." id="akst_link_46" class="akst_share_link" rel="nofollow">Bu Yazıyı Paylaşın</a>
</p>]]></content:encoded>
			<wfw:commentRss>http://www.muritkefer.com/hatiralar/ruyalar-gercek-olsa/feed/</wfw:commentRss>
		</item>
		<item>
		<title>İKİ DENİZİN BİRLEŞTİĞİ YER</title>
		<link>http://www.muritkefer.com/hatiralar/iki-denizin-birlestigi-yer/</link>
		<comments>http://www.muritkefer.com/hatiralar/iki-denizin-birlestigi-yer/#comments</comments>
		<pubDate>Wed, 02 Oct 2002 19:39:42 +0000</pubDate>
		<dc:creator>Mürit Kefer</dc:creator>
		
		<category><![CDATA[Hatıralar]]></category>

		<guid isPermaLink="false">http://www.muritkefer.com/hatiralar/iki-denizin-birlestigi-yer/</guid>
		<description><![CDATA[80’li yılların başı, bir hafta sonu hanımla birlikte şöyle bir gezelim istiyoruz. Dedeyle nene de gelirler mi? Gelirlermiş. Nereye gidelim? Dede;
- Siz bilirsiniz, dedi. Ama Beykoz’a doğru giderseniz, vesileyle Yuşa hazretlerini de ziyaret etmiş oluruz. Sen hiç gittin mi?
Yuşa kim? Tanımıyorum ama belli etmedim,
- Hiç gitmedim, dedim. Gidelim.
Orman içinden kıvrılarak yükselen yarım saatlik asfalt bir [...]]]></description>
			<content:encoded><![CDATA[<p>80’li yılların başı, bir hafta sonu hanımla birlikte şöyle bir gezelim istiyoruz. Dedeyle nene de gelirler mi? Gelirlermiş. Nereye gidelim? Dede;<br />
- Siz bilirsiniz, dedi. Ama Beykoz’a doğru giderseniz, vesileyle Yuşa hazretlerini de ziyaret etmiş oluruz. Sen hiç gittin mi?<br />
Yuşa kim? Tanımıyorum ama belli etmedim,<br />
- Hiç gitmedim, dedim. Gidelim.<br />
Orman içinden kıvrılarak yükselen yarım saatlik asfalt bir yoldan sonra, pazar günü öğleye doğru Yuşa tepesine ulaştık. Yeşillikler içinde küçük bir Osmanlı camii ve yanında demir korkuluklarla çevrili bir kabir. Kabirle demir parmaklıklar arasında çoğu kadın ve çocuk bir insan seli. Kadınların başları örtülü ve ellerinde dua kitapları, sanki Kabe’de tavaf ediyorlar.<br />
Dede önce camiye yöneldi, biz de arkasından. Namazdan sonra Dede önde biz arkada türbeye doğru yürüdük. Girerken uyardı;<br />
- Biliyorsunuz kabirdekilerden bir şey istenmez, her şey Allah’tan istenir.  <a href="http://www.muritkefer.com/hatiralar/iki-denizin-birlestigi-yer/#more-47" class="more-link">(more&#8230;)</a></p>
<p class="akst_link"><a href="http://www.muritkefer.com/?p=47&amp;akst_action=share-this"  title="Bu yazıyı arkadaşınızla paylaşın, del.icio.us gibi sosyal imleme sitelerine ekleyin." id="akst_link_47" class="akst_share_link" rel="nofollow">Bu Yazıyı Paylaşın</a>
</p>]]></content:encoded>
			<wfw:commentRss>http://www.muritkefer.com/hatiralar/iki-denizin-birlestigi-yer/feed/</wfw:commentRss>
		</item>
		<item>
		<title>AMELLER ve NİYETLER</title>
		<link>http://www.muritkefer.com/hatiralar/ameller-ve-niyetler/</link>
		<comments>http://www.muritkefer.com/hatiralar/ameller-ve-niyetler/#comments</comments>
		<pubDate>Fri, 06 Sep 2002 19:34:34 +0000</pubDate>
		<dc:creator>Mürit Kefer</dc:creator>
		
		<category><![CDATA[Hatıralar]]></category>

		<guid isPermaLink="false">http://www.muritkefer.com/hatiralar/ameller-ve-niyetler/</guid>
		<description><![CDATA[Takkecinin hikayesinde anlatılmak istenen gerçek hangisiydi? Tedbir ve gayret mi, yoksa iman ve teslimiyet mi?
Bunun cevabını aramaya henüz yeni yeni sevmeye başladığım Peygamberden yine nefret ederek başlayacağım hiç aklıma gelmezdi. Öfkemin nedeni ilk defa okuduğum bir hadis, bir hatıra.
“ Bir yolculuk dönüşü, Peygamber işleri nedeniyle kafileden geri kalmış ve kafile konak yerine vardığında ikindi vakti [...]]]></description>
			<content:encoded><![CDATA[<p>Takkecinin hikayesinde anlatılmak istenen gerçek hangisiydi? Tedbir ve gayret mi, yoksa iman ve teslimiyet mi?<br />
Bunun cevabını aramaya henüz yeni yeni sevmeye başladığım Peygamberden yine nefret ederek başlayacağım hiç aklıma gelmezdi. Öfkemin nedeni ilk defa okuduğum bir hadis, bir hatıra.<br />
“ Bir yolculuk dönüşü, Peygamber işleri nedeniyle kafileden geri kalmış ve kafile konak yerine vardığında ikindi vakti çoktan girmişti. Aceleyle aptes almağa başladık. Bu sırada Peygamber bize yetişti ve ayaklarımızı aceleyle gelişigüzel yıkadığımızı görünce sert bir sesle bağırdı,<br />
- Cehennemde yanacak ökçelere yazık! Aptesi düzgün alın.” 1<br />
Birden durakladım,<br />
Sen ne diyorsun! Görmüyor musun adamlar çölde içecek suyu zor buluyor. Söylediğine boyun eğip günde beş defa saf durmaları yetmiyor bir de azarlıyorsun öyle mi? Hem sen değil miydin su bulamazsanız toprakla teyemmüm edin diyen! Sen değil miydin insanların işlerini zorlaştırmayın, kolaylaştırın diyen! Yoksa kendine inanan insanları, şeriat dediğin ve gittikçe arttırdığın kurallarla baskı altına almak mı istiyorsun?  <a href="http://www.muritkefer.com/hatiralar/ameller-ve-niyetler/#more-45" class="more-link">(more&#8230;)</a></p>
<p class="akst_link"><a href="http://www.muritkefer.com/?p=45&amp;akst_action=share-this"  title="Bu yazıyı arkadaşınızla paylaşın, del.icio.us gibi sosyal imleme sitelerine ekleyin." id="akst_link_45" class="akst_share_link" rel="nofollow">Bu Yazıyı Paylaşın</a>
</p>]]></content:encoded>
			<wfw:commentRss>http://www.muritkefer.com/hatiralar/ameller-ve-niyetler/feed/</wfw:commentRss>
		</item>
		<item>
		<title>ŞEYTAN AYETLERİ I</title>
		<link>http://www.muritkefer.com/hatiralar/seytan-ayetleri-i/</link>
		<comments>http://www.muritkefer.com/hatiralar/seytan-ayetleri-i/#comments</comments>
		<pubDate>Wed, 07 Aug 2002 19:33:10 +0000</pubDate>
		<dc:creator>Mürit Kefer</dc:creator>
		
		<category><![CDATA[Hatıralar]]></category>

		<guid isPermaLink="false">http://www.muritkefer.com/hatiralar/seytan-ayetleri-i/</guid>
		<description><![CDATA[Ameller ve niyetlerden şeytan ayetlerine! Ne ilgisi var?
Çok ilgisi var. Şimdi ameller ve niyetlerin karmakarışık olduğu, neyin doğru neyin yanlış olduğunun belli olmadığı, herkesin birbirini suçladığı bir kaos ortamına gidiyorum.
Türk yazar Turan Dursun’u belki tanımazsınız, ya da unutmuşsunuzdur. Ancak aynı şeyleri söyleyen Hintli yazar Salman Rüşdi’yi hatırlarsınız, Şeytan Ayetleri kitabının yazarı. İslam dini ve Son [...]]]></description>
			<content:encoded><![CDATA[<p>Ameller ve niyetlerden şeytan ayetlerine! Ne ilgisi var?<br />
Çok ilgisi var. Şimdi ameller ve niyetlerin karmakarışık olduğu, neyin doğru neyin yanlış olduğunun belli olmadığı, herkesin birbirini suçladığı bir kaos ortamına gidiyorum.<br />
Türk yazar Turan Dursun’u belki tanımazsınız, ya da unutmuşsunuzdur. Ancak aynı şeyleri söyleyen Hintli yazar Salman Rüşdi’yi hatırlarsınız, Şeytan Ayetleri kitabının yazarı. İslam dini ve Son Peygamber Haz. Muhammet hakkında söylediklerinden ötürü İran İslam Cumhuriyeti tarafından ölüm cezasına çarptırıldı ve canını İngiltere’ye kaçarak kurtarabildi. Basından okuduğum kadarıyla hâlâ İngiltere’de yaşıyormuş ve sözlerini geri aldığı için hakkındaki ölüm cezası kaldırılmış.  <a href="http://www.muritkefer.com/hatiralar/seytan-ayetleri-i/#more-44" class="more-link">(more&#8230;)</a></p>
<p class="akst_link"><a href="http://www.muritkefer.com/?p=44&amp;akst_action=share-this"  title="Bu yazıyı arkadaşınızla paylaşın, del.icio.us gibi sosyal imleme sitelerine ekleyin." id="akst_link_44" class="akst_share_link" rel="nofollow">Bu Yazıyı Paylaşın</a>
</p>]]></content:encoded>
			<wfw:commentRss>http://www.muritkefer.com/hatiralar/seytan-ayetleri-i/feed/</wfw:commentRss>
		</item>
	</channel>
</rss>
