Mürit Kefer

Mürit Kefer’in Hatıra Defteri

- Ahmet bin Hanbel ile Yahya bin Mâin. Yahya bu defa,
- Yahya bin Mâin benim, Ahmet bin Hanbel de bu! Biz, hadis olarak ömrümüzde böyle bir şey duymadık. Eğer uyduracaksan, bizden başkasının ağzından uydur! demiş. Adam sormuş,
- Yahya bin Mâin sen misin? Yahya,
- Evet, demiş. Adam,
-Bana Yahya bin Mâin’in ahmak olduğunu söylerlerdi de inanmazdım. Şimdi anladım ki doğruymuş. Yahya sormuş,
- Neden? Adam,
- Sanki dünyada sizden başka Ahmet bin Hanbel ile Yahya bin Mâin yokmuş gibi konuşuyorsun. Ben bu adamdan başka on yedi Ahmet bin Hanbel’den daha hadis yazmışımdır, deyince Ahmet bin Hanbel utancından elleriyle yüzünü kapamış.” 12
Başka?
Doğrusunu isterseniz şimdi anlatacağım aşağıdaki hatırayı, çalışmanın notlarını topladığım bu âna kadar ben de bilmiyordum. Okuduktan sonra içim burkuldu, bir tuhaf oldum. Bakalım şimdi duyacaklarınıza inanabilecek misiniz? Bize sürekli Kabe’den ve kıbleden söz eden sevgili hocalarımıza ithaf olunur;
“ Peygamber, bazılarının helada kıbleye doğru dönmeyi problem haline getirdiğini görünce şöyle buyurdu;
- Birilerinin şu kıbleye dönme meselesini saptırdığını görüyorum. Aptes bozmak için kullandığım helayı kıble yönüne döndürün!” 13
***
İnsanlar anlayışsızdı ve Son Peygamber bu anlayışsızlığın farkındaydı. Hâttâ bazen öylesine anlayışsız oluyorlardı ki, Peygamber tüm nezaketine rağmen dayanamıyor, bu gerçeği şu cümlelerle dile getiriyordu.
“ - İnsanlar büyük bir deve sürüsüne benzer ki, içlerinden işe yarar bir tane bile bulamayacak gibi olursun.” 14
Ve O bu anlayışsızlığı şuna benzetmektedir;
“ - Bir sohbette oturup değerli sözler dinleyen, sonra da bu sohbetten bahsederken işittiği şeylerin sadece değersiz kısımlarını anlatan bir kimse şu adama benzer ki; adam bir çobana gelip, ey çoban süründen bana bir koyun ver, der. Çoban da, git en iyisini tut al der. Buna rağmen o gidip sürünün köpeğini tutup alır.” 15
Peygamber bu nedenledir ki, aklı erenlere şu tavsiyede bulunur.
“ İnsanlara akıllarının almayacağı bir şey söylerseniz, onları şaşırtıp karışıklık çıkarmalarına neden olursunuz.” 16
Haz. Ali de aynı kanaattedir.
“ İnsanlara anlayacakları şeyleri anlatın. Allah ve Resulünün yalancı yerine konulmalarını ister misiniz?” 17
***
Ey inananlar! Allah ve Resulünü yalancı yerine koymamı ister misiniz? İstemezseniz, iman et diye bağırmayı bir tarafa bırakın da bana anlayabileceğim şeyler anlatın.
Bağırsakların yerlerde süründüğü cehennemden vazgeçtim, aradığım görünmez Allah’ın nerede saklandığından da vazgeçtim, bana Peygamberin anlatmak istediği Kabe’yi ve kıbleyi anlatın.
Söyleyin Kabe ne demek, biliyor musunuz? Yoksa yine mi iman!
Peki öyle olsun, sizin hatırınız için biraz daha çalışacağım.

Sayfalar: 1 2 3 4 5 6 7

Bu Yazıyı Paylaşın | Bu yazıyı yazdırın | PDF olarak kaydedin

Kapat
E-posta ile paylaş