Mürit Kefer

Mürit Kefer’in Hatıra Defteri

Atamız Âdem kimdi?
Yakın zamana kadar büyüklerimiz ilk insanın Âdem olduğunu söylüyor, biz de evet diyorduk. Öyle ya, her şeyin olduğu gibi insanın da bir başlangıcı olması gerekmiyor mu?
Ta ki bir İngiliz bilim adamı ortalığı karıştırıncaya kadar. Onunla birlikte bilim ve din arasındaki eski bir kavga yeniden ateşlendi ve hâlâ devam ediyor. O bilim adamı Charles Darwin’dir.
“ 1809 yılında seçkin bir ailede doğdu. Tıptan papaz okuluna kadar uzanan ve hepsi de yarım kalan başarısız bir öğrencilik hayatı oldu. 1831’de 22 yaşındayken Beagle adlı bir bilim araştırma gemisiyle uzun bir yolculuğa çıktı. Kıyıya çıktıkları her yerde uzun, güç ve tehlikeli keşif gezilerine çıkıyor, çevreyi inceleyip örnekler topluyor, notlar alıyordu. Yolculuk beş yıl sürdü ve 1836’da İngiltere’ye döndü.
Sonraki yirmi yıl boyunca bu notlar üzerinde çalıştı. Darwin, tarım ve hayvancılıkla uğraşan çiftçilerin daha iyi bir ürün elde etmek için özenle üstün nitelikli tohumluk seçtiklerini biliyor, dünyadaki evrimin temel ilkesinin de bu olduğuna inanıyordu. Yaşam savaşında türler birbiriyle rekabet hâlindeydi. Güçlü olan ve çevreye uyum gösterebilen yaşıyor, zayıflar yok oluyordu. Doğal yaşam zorlayıcı bir güçtü. Bu nedenle bütün canlılar en basitten en gelişmişe doğru zorunlu bir evrim geçirmişlerdi.
Darwin bu çalışmalarını, Türlerin Kökeni isimli bir kitapta 1859 yılında yayınladı. Gerçi evrim teorisi daha önceleri Fransız Montesquieu, Diderot ve Lamarck tarafından da öne sürülmüştü ama, Darwin bu konuda yeterli bilimsel kanıt sunan ilk bilim adamıydı. Darwin bu çalışması ile iki ayrı grubun birden düşmanlığını kazandı. Karşı çıkan bu gruplardan biri Darwin’in gölgesinde kalmaktan korkan eski kafalı bilim adamları, diğeri ise din adamlarıydı.
Teori özellikle din adamları için daha da tehlikeliydi. Çünkü hem Tevrat’taki yaratılış öyküsünü yıkıyor, hem de bu yaratılışta Tanrısal iradeye yer olmadığını ortaya koyuyordu.
Evrim Teorisinin, doğa bilimlerinin yanı sıra sosyal bilimlerin gelişmesinde de önemli etkileri oldu. Darwin, İnsanın maymundan türediğini hiçbir zaman doğrudan söylememiş olsa da, Evrim teorisi sık sık bu suçlamadan yola çıkan saldırılarla karşılaştı.” 1
Darwin’in evrim teorisi ile başlayan bu tartışmalar bir çok ülkede olduğu gibi ülkemizde de hâlâ devam ediyor. Neden?
Bir Yahudi’nin ya da bir Hıristiyan’ın bu konudaki tepkisine belki hak verilebilir, fakat bir Müslüman’ın asla!
Bir Müslüman’ın, kendi tarih ve kültürü ile tanışmadan önce Darwin’e karşı çıkmaya hakkı olabilir mi?
İnsanın atasının maymun olduğunu ilk söyleyen kimdi bilmiyorum ama, Darwin olmadığını biliyorum. Çünkü aynı sözü, hem de Darwin’den 650 yıl önce söyleyenlerden biri, İslam düşünürlerinden Muhiddin-i Arabi’dir.
İşte sözleri!
“ Gezegenlerle dolu olan evrende her şey birbirini etkilemektedir ve tüm nesneler bu etki nedeniyle meydana gelirler. Bu etkiler, meydana gelen her şeyde o şeyin en gelişmiş türünü ortaya çıkarmıştır. Âlemde ilk varlık gazlar, sonra su, ve sonra sırasıyla madenler, bitkiler ve hayvanlardır. Bu sıralamada en son olarak beliren insandır. Hayvan, insanın atasıdır.
En gelişmiş maden altın, en gelişmiş bitki vak vak ağacıdır. Hayvanlardan en gelişmiş olanı da insandır. Bunlardan her iki varlık arasında başka bir ara varlık vardır. Madenlerle bitkilerin geçiş noktası men denilen bir mantar türü, bitkilerle hayvanlar arasındaki geçiş hurma ağacı ve hayvanlarla insan arasındaki geçiş ise, bir maymun cinsi olan şebektir.” 2
Evet, ne düşünüyorsunuz?

Sayfalar: 1 2 3 4 5

Bu Yazıyı Paylaşın | Bu yazıyı yazdırın | PDF olarak kaydedin

Kapat
E-posta ile paylaş