Bunun üzerine annem bana, - Kızım kalk da Peygambere teşekkür et, dedi. Ben, - Hayır, kalkmam ve yalnızca beni temize çıkaran Allah’a şükrederim, dedim. Bu ayetler şunlardır.
“ Size iftira edenler, küçük bir güruhtur. Ey iftiraya maruz kalanlar, siz onu kendiniz için bir kötülük saymayın. Belki de o sizin için bir hayırdır. İftira edenlerden her kişiye, edindiği günahın azabı vardır. Onlardan büyük günah işleyenler için de büyük azap vardır. Ne olurdu o iftiralar işitildiği zaman, erkek veya kadın kendi nefislerine kıyas ederek hüsnü zanda bulunsalardı da, - hayır, bu bir iftiradır! diyebilselerdi. Veya böyle bir şeyi söyleyebilmek için en az dört şahit getirselerdi. Madem ki şahit getiremediler, onlar muhakkak yalancıdırlar. Eğer Allah’ın dünya ve ahretteki rahmeti üzerinizde olmasaydı, o daldığınız dedikodudan size muhakkak büyük bir azap isabet ederdi. Siz, hakkında bilginiz olmayan bir yalanı dilinizle söylerken onu kolay bir şey sanıyordunuz. Halbuki o, Allah katında büyük bir vebaldir. O yalanları işittiğinizde, - Bunu söylemek bize düşmez, hâşa bu büyük bir yalandır! demeli idiniz. Eğer mümin iseniz, buna benzer bir büyük günahı bir daha ebedi işlemeyiniz, diye Allah size nasihat ediyor. Allah ayetlerini sizin için açıklıyor. Çünkü Allah Alîmdir, Hakîmdir.”
Daha sonra babam Ebu Bekir, akrabamızdan olduğu için yardım ede gelmekte olduğu ve iftira edenlerin arasında yer alan Mistah için, - Madem ki kızım Ayşe’ye bu iftirada bulunanların arasında yer aldı, ben de bundan böyle ona yardım etmeyeceğim, diyerek yemin etti. Bunun üzerine Allah,
“ Ey müminler! Sizden güç ve servet sahibi olanlar, akrabalarına, düşkünlere ve Allah yolunda güçlüğe uğrayanlara yardım etmekte kusur etmesin. Affetsin ve aldırmasın! Allah’ın da sizi affetmesini istemez misiniz? Allah Gafurdur, Rahimdir.” ayetini indirdi.
Bu ayet üzerine Ebu Bekir, - Vallahi, Allah’ın beni affetmesini muhakkak çok severim, dedi ve Mistah’a yapmakta olduğu yardıma devam etti.
Peygamber, hakkımda yapılan bu dedikodular hakkında Zeynep bint-i Cahş’a da, -Zeynep, Ayşe hakkında ne bilirsin ve ne gördün? diye sormuştu. Zeynep ise bana rakip olmasına rağmen, - Ya Resûlullah! Ben gözümü ve kulağımı, görüp işitmediğim şeyden muhafaza ederim. Vallahi Ayşe hakkında hayırdan başka bir şey bilmem, diyerek cevap vermişti. Allah Onu, bu güzel ahlakı sebebi ile günahkar olmaktan muhafaza buyurdu.” 1
Yukarıda okuduğum hadisin ekinde şöyle deniyor;
“ İfk hadisi, rivayet usulü açısından en kuvvetli hadislerdendir. Buhari bu hadisi, Megazi, Tefsir, İman, Nüzur, İtisam, Cihad, Tevhid bahislerinde de rivayet etmiştir. Yalnızca şahâdet bahsindeki rivayetinde dört senedi vardır. Aynı hadisi Müslim Tövbe bahsinde, Nesai Tefsir bahsinde başka birçok kimseden rivayet etmişlerdir.
Uzun bir metin ile rivayet edilen bu hadisin her cümlesinden ayrı bir hüküm çıkarılarak istifade edilebilir. Hafız Bedrüddin Aynî, Umdetü’l-Kârî isimli eserinde bu hükümlerden bazılarını bildirdikten sonra, toplam olarak altmıştan fazla olduğunu haber veriyor. Bu hükümlerden çoğu İslam adabı muaşeret kurallarına aittir. Halbuki her akıllı insan zekası nispetinde bu olaydan yararlanabileceği farklı hükümler çıkarabilir.”
***
Yukarıdaki hadisten hüküm çıkarmak haddim değildir. Ancak, açıklamada da ifade edildiği üzere farklı anlamak hakkına sahibim ve anlayışımı aktarmak isterim.
Şimdi şu cümlelere bir göz gezdirelim,
“- Ailem hakkında bana üzüntü veren bu dedikoduya karşı bana kimler yardım eder?”
Peygamber mescitte yaptığı konuşmada üzüldüğünü bildirmektedir.
“ Peygamberin diğer rahatsızlıklarımda gösterdiği şefkat ve ilgiyi bu hastalığımda göstermediğini fark etmiştim. Odaya girdiğinde yalnızca selam veriyor ve adımı anmadan, - Hastamız nasıllar? demekle yetiniyordu.”
Peygamber olanca nezaketine rağmen eşi Haz. Ayşe’ye biraz soğuk davranıyor. Demek ki gerçekten biraz alınmış.
“ Peygamber bir aydır beklediği halde, kendisine bu mesele hakkında hiçbir şey vahiy olunmamıştı.”
Yoksa bizim bilmediğimiz, aslını sadece kendisinin bildiği vahiy denen bir oluşum mu beklemekte? Eğer öyleyse, sık sık inen büyük melek Cebrail neden gecikiyor?
Bu Yazıyı Paylaşın | Bu yazıyı yazdırın | PDF olarak kaydedin