Mürit Kefer

Mürit Kefer’in Hatıra Defteri

Dinlerin dört büyük meleği! Cebrail, Mikail, İsrafil ve Azrail.
Peygamber Kutsal kitap Kuran’ı Cebrail’in getirdiğini bildirmekte ve onun kanatlarından söz etmektedir. Bir hadiste şöyle deniyor,
“ Peygamber Cebrail’i altı yüz kanatlı olarak gördü.” 1
Nedenini bilmesek de, meleklerin genellikle kanatlı olarak hayal edilip anlatıldığını hepimiz biliriz. Fakat niçin on, yüz, veya bin değil de altı yüz? Yoksa bir çokluk ve büyüklük ifade etmek üzere mi veriliyor? Olabilir. Ancak yine de Peygamberin Cebrail’in kollarından değil de kanatlarından söz etmesinin ve altı yüz olarak bildirmesinin bir anlamı olsa gerek. Nedir bu anlam?
Altı yüz, yani altı adet yüz. Ve önce altı!
Altı sayısının dinler tarihinde özel bir yeri olduğunu biliyor ve bu konuda bilgi almak üzere şimdi Tevrat’ı okuyorum.
“Başlangıçta Allah gökleri ve yeri yarattı. Yer, ıssız boş ve karanlıktı Allah’ın ruhu suların üstünde hareket ediyordu. Ve Allah; ışık olsun dedi, ve ışık oldu. Allah ışığın iyi olduğunu görüp karanlıktan ayırdı ve ışığa gündüz, karanlığa gece dedi. Birinci gün.
Ve Allah ; suların ortasında kubbe olsun, suları sulardan ayırsın dedi. Ve kubbeyi yapıp adına gök dedi. İkinci gün.
Ve Allah, sular bir yere biriksin, kuru toprak görünsün dedi. Toprağa yer, biriken sulara deniz dedi. Ve yerin, ot ve çeşit çeşit meyve veren ağaçlar bitirmesini diledi ve öyle oldu. Üçüncü gün.
Ve Allah dedi : Gündüzü geceden ayırmak için gök kubbede ışıklar olsun. Alametler için,vakitler için, günler ve seneler için. Ve Allah iki büyük ışık yaptı. Daha büyük olanla gündüze, daha küçük olanla geceye hükmetmek için. Ve yıldızları da yaptı. Dördüncü gün.
Ve Allah, sularda canlı mahluk sürüleri dolaşsın, gök kubbede kuşlar uçuşsun istedi ve öyle oldu. Beşinci gün.
Ve Allah yerin,cinslerine göre sürünenleri ve diğer hayvanları çıkarmasını dileyip; Suretimizde, benzeyişimize göre insan yapalım, denizdeki balıklara, gökyüzünde kuşlara ve yeryüzündeki her şeye hakim olsun, dedi. Ve Allah insanı, erkek ve dişi olarak kendi suretinde yarattı. Altıncı gün. Tekvin 1/ 1-31”
İslam’ın Allah’ın âlemi altı günde yarattığı konusunda diğer inanışlarla ayrılığı yoktur ve bu bilgi Kuran’da şu ayetlerle verilir.
“Rabb’iniz, gökleri ve yeri altı günde yaratan ve sonra arşa hükmeden, gündüzü gece ile bürüyen , güneşi ayı ve yıldızları buyruğuna baş eğdirerek var eden Allah’tır. Bilin ki, yaratma da emir de Onun hakkıdır. Âlemlerin Rabb’i olan Allah yücedir. Araf 7/54 ”
Altı güne evet ama, Son Peygamber yedinci gün konusunda Yahudi ve Hıristiyanlarla aynı görüşte değildir. Her ne kadar Allah Tevrat’ta insanı kendi suretinde yarattığını beyan etmekte ve Peygamber bunu bilmekte ise de, Allah’ın insan bedeni suretinde tasavvur edilmesinin ve yorgunluk izafe edilmesinin doğru olmadığını düşünmektedir.
“ O, göklerin, yerin ve ikisi arasında bulunanların Rabb’idir. Öyleyse Ona ibadet et ve bu ibadette sabırlı ol. Hiç Ona benzeyen bir şey bilir misin? Meryem 19/65”
“Ant olsun ki, gökleri, yeri ve ikisinin arasında bulunanları altı günde yarattık ve bir yorgunluk da duymadık. Kaf 50/38”

Sayfalar: 1 2 3

Bu Yazıyı Paylaşın | Bu yazıyı yazdırın | PDF olarak kaydedin

Kapat
E-posta ile paylaş