“ Resûlüm! Onların söylediklerine sabret, kulumuz Davud’u, o kuvvet sahibi zatı hatırla. O hep Allah’a yönelen, hep Onu tespih eden bir kuldu. Biz, dağları onun emrine vermiştik. Akşam sabah onunla beraber tespih ederlerdi. Kuşları da onun emri altına vermiştik. Hepsi de ona uyarak zikir ve tespih ederlerdi. Sad 38/17”
***
Son kutsal kitap Kuran, anlattığı bütün kıssaları insanı hayrete hâttâ şüpheye düşürecek şekilde önceki kutsal kitaplardan aktardığı halde, Haz. Davut’la ilgili olarak şimdi Tevrat’tan aktaracağım şu hatıradan hiç söz etmez.
“ Ve vaki oldu ki, yıl dönümünde, kralların sefere çıktığı mevsimde, Davud Yoab’ı ve onunla beraber kendi kullarını ve bütün İsrail’i gönderdi ve Ammon oğulları’nı helak ettiler ve Rabba’yı kuşattılar. Fakat Davut Yeruşalim’de kaldı. Ve akşamleyin vaki oldu ki, Davut yatağından kalktı ve kral evinin damı üzerinde geziniyordu ve yıkanmakta olan bir kadını damdan gördü, ve kadının bakılışı çok güzeldi. Ve Davut adam gönderip kadın hakkında soruşturdu. Ve biri dedi; -Bu kadın Hitti Uriya’nın karısı, Eliam’ın kızı Bat- şeba değil mi?
Ve Davut ulaklar gönderip Onu getirtti ve kadın Onun yanına geldi ve kirinden temizlenmiş olduğundan Davut onunla yattı ve kadın evine döndü. Ve kadın gebe kaldı ve haber gönderip Davud’a bildirdi, ve; - Ben gebe kaldım, dedi.
Ve Davut Yoab’a haber gönderip dedi; - Hitti Uriya’yı bana gönder! Ve Yoab, Uriya’yı Davud’a gönderdi. Ve Uriya yanına gelince Davut; - Yoab nasıldır, ve kavim nasıldır, ve cenk ne haldedir? diye sordu. Ve Davut Uriya’ya dedi; - Evine in ve ayaklarını yıka. Ve Uriya kral evinden çıktı ve ardından kralın hediyesi çıktı. Ve Uriya kral evinin kapısında efendisinin diğer kulları ile beraber yattı ve evine inmedi. Ve Davud’a; - Uriya evine inmedi, diye bildirdiler. Ve Davut Uriya’ya dedi; - Sen yoldan gelmedin mi, niçin evine inmedin ? Ve Uriya Davud’a dedi; - Ahit sandığı ve İsraille Yahuda haymelerde oturuyorken, ve efendim Yoab’la efendimin kulları kırlarda konmuşlarken, yemek içmek ve karımla yatmak için ben evime mi ineyim? Senin hayatın hakkı için, ve canının hayatı hakkı için, ben bu şeyi yapmam! Ve Davut Uriya’ya dedi; - Bugün de burada kal da, yarın seni göndereyim. Ve Uriya o gün ve ertesi günü Yeruşalim’de kaldı. Ve Davut Onu çağırdı ve onunla yiyip içti ve onu sarhoş etti ve Uriya, akşam olunca efendisinin kulları ile beraber yatmak üzere çıktı ve evine inmedi.
Ve sabahleyin vaki oldu ki, Davut Yoab’a mektup yazdı ve Uriya’nın eliyle gönderdi. Ve mektupta; - Uriya’yı şiddetli cenkte ön diziye koyun, ve Onun yanından çekilin ki, vurulsun da ölsün! diye yazdı.
Ve vaki oldu ki, Yoab şehri muhafaza altında tutarken yiğit adamların bulunduğunu bildiği yere karşı Uriya’yı koydu. Ve şehrin adamları çıkıp Yoabla cenk ettiler, ve kavimden, Davud’un kullarından düşenler oldu ve Hitti Uriya da öldü.
Ve Yoab, Cenk hakkında olan bütün şeyleri Davud’a bildirmek üzere yola çıkardığı ulağa emredip dedi;- Cenk hakkında olan bütün şeyleri Krala söylemeği bitirdiğin zaman, eğer kral kızar ve sana; - Şehre karşı cenk etmek için neden o kadar yaklaştınız? Duvarın üzerinden atacaklarını bilmiyor mu idiniz? Yerub-beşet’in oğlu Abimelek’i kim vurdu? Tebetste ölmedi mi? Niçin duvara o kadar yaklaştınız? derse, o zaman; - Kulun Hitti Uriya da öldü! dersin.
Ve ulak yola çıktı ve gelip her şeyi Davud’a anlattı ve dedi; - Adamlar bizden zorlu çıktılar ve ok atanlar duvarın üstünden kullarının üzerine attılar, ve Kralın kullarından ölenler oldu ve kulun Hitti Uriya da öldü!
Ve Davut ulağa; - Yoab’a de ki, Bu şey gözünde kötü görünmesin! Çünkü kılıç bazen şunu yer, bazen bunu.
Ve Uriya’nın karısı kocası için dövündü ve yası geçince, Davut onu evine aldı ve onun karısı oldu ve ona bir oğul doğurdu. Fakat Davud’un yaptığı Rabb’in gözünde kötü idi. 2.Samuel 11/ 1-27”
Bu Yazıyı Paylaşın | Bu yazıyı yazdırın | PDF olarak kaydedin