Kıssanın devamı da var ve yine Tevrat şöyle anlatıyor,
“ Ve Rab Natan’ı Davud’a gönderdi, ve yanına gelip ona dedi; -Bir şehirde biri zengin ve o biri fakir iki adam vardı. Zengin adamın pek çok koyunları ve sığırları vardı, ve fakir adamın satın almış ve beslemiş olduğu küçük bir dişi kuzudan başka bir şeyi yoktu. Ve kuzu onun yanında çocukları ile birlikte büyümüştü ve lokmasından yer, tasından içerdi ve koynunda yatardı ve kendi kızı gibi idi. Ve zengin adama bir yolcu geldi ve kendisine gelen yolcuya hazırlamak için kendi koyunlarından ve kendi sığırlarından almağa kıyamadı, fakat fakir adamın kuzusunu aldı ve yanına gelen adam için onu hazırladı.
Ve o adama karşı Davud’un öfkesi çok alevlenip Natan’a dedi ; - Hayy olan Rabb’in hakkı için, bunu yapan adam ölümün oğludur ve acımadan bu şeyi yaptığı için kuzuyu dört kat ödeyecektir.
Ve Natan Davud’a dedi;
- O adam sensin! İsrail’in Allah’ı Rab şöyle diyor; -Ben seni İsrail üzerine kral olarak koydum ve seni Saul’ün elinden kurtarıp efendinin evini sana, karılarını koynuna verdim. Ve bütün İsrail’i ve Yahuda evini sana verdim, ve bu az gelse idi daha neler verirdim. Niçin Rabb’in gözünde kötü olanı yaparak onun sözünü hor gördün ve Hitti Uriya’yı Ammon oğullarının kılıcı ile vurdun? Ve onun karısını karı olarak aldın? Ve şimdi karşılık olarak, kendi evinden sana karşı kötülük çıkaracağım ve gözlerinin önünde karılarını alıp komşularına vereceğim. Sen bunu gizlice yaptın, fakat ben bunları İsrail’in karşısında ve güneşin karşısında yapacağım.
Ve Davud Natan’a dedi; - Rabb’e karşı suç ettim! 2.Samuel 12 / 1 ”
İlk kıssadan hiç söz etmeyen Kuran, Tevrat’ta anlatılan bu ikinci kıssayı şu şekilde anlatır.
“ Ey Muhammet! Sana davacıların haberi ulaştı mı? Mâbedin duvarını aşıp Davud’un yanına girmişlerdi de Davut onlardan korkmuştu. - Korkma! Biz birbirine hasım iki davacıyız, aramızda adaletle hükmet, haksızlık etme; bize doğru yolu göster, dediler ve sonra biri şöyle dedi, - Bu, kardeşimdir. Onun doksan dokuz koyunu var. Benimse bir tek koyunum var. Böyle iken, onu da bana ver! dedi ve tartışmada beni yendi. Davut,
- Ant olsun ki, senin koyununu kendi koyunlarına katmak istemekle sana haksızlıkta bulunmuştur. Doğrusu ortakçıların çoğu, birbirlerinin haklarına tecâvüz ederler. Yalnız iman edip de iyi işler yapanlar müstesna. Bunlar da ne kadar az! dedi.
Sonra kendisini denediğimizi anladı ve Rabb’inden af dileyerek eğilip secdeye kapandı. Tövbe edip Allah’a yöneldi. Bu davranışından dolayı onu bağışladık. Kuşkusuz yanımızda onun yüksek bir makamı ve güzel bir geleceği vardır. Ey Davut! Biz seni yeryüzünde halife yaptık. O halde insanlar arasında adaletle hükmet. Hükmederken kişisel arzu ve isteklerine uyma, sonra bu seni Allah’ın yolundan saptırır. Doğrusu Allah’ın yolundan sapanlara, hesap gününü unutmalarına karşılık çetin bir azap vardır. Sad 38/21”
İki kutsal kitap, iki kıssa ve iki anlatım! Ne anlatıyorlar?
Tevrat’ta anlatılan her iki kıssa Hititli asker Uriya ile ilgili olduğu halde, Kuran sadece koyunlarla ilgili bölümünü anlatır ve diğerine hiç değinmez.
Tevrat’ın anlattığı, Kuran’ın anlatmadığı hikaye ilk bakışta herkes için itici ve ürpertici gelir. Bir peygamber ki, beğendiği evli bir kadını elde edebilmek için kocası olan adamı ölüme gönderebilmektedir. Hem de o adam, kendisi uğruna ölümü göze alarak çarpışan sadık bir askeri olduğu halde! Bir peygamber böyle kötü bir şey yapabilir mi?
Gerçi bazen peygamberlerin de hata yapabileceği söylenir ama, binlerce yıldır okunup korunan kutsal kitapların böylesine sıradan bir olayı konu alacağına inanamam.
Bu Yazıyı Paylaşın | Bu yazıyı yazdırın | PDF olarak kaydedin