Mürit Kefer

Mürit Kefer’in Hatıra Defteri

O Cuma seminerin son haftası ve genç hocamız eski Mısır tapınaklarını anlatıyor;
“ Mısırlılara göre evren ve onda var olan her şey gibi, Mısır da Atum’dan yaratılmıştı ve evrenin yedi temel yasası vardı. Bu yedi yasa şunlardı,
1- Evren zihinseldir.
2- Gök nasılsa yer öyledir.
3- Her şey hareket halindedir.
4- Her şeyin iki kutbu vardır.
5- Her hareket tersine döner.
6- Her etki bir tepki doğurur.
7- Her şeyin erkeği ve dişisi olur.
Mısırdaki tüm tapınaklar bu temel yasaları anlatan yedi karanlık bölümden oluşurdu. Tapınağın loş koridorlarında ilerleyen bir mürit, gerçekte kendi iç dünyasında ilerlediğini hissederdi. Elbette her davranışlarının olduğu gibi bunun da bir anlamı var. Çünkü insan da evren gibi yedi esas üzerine yaratılmıştı ve tapınak bir insanı sembolize etmekteydi. Yukarıdan aşağıya, manadan maddeye doğru insanı oluşturan bu esaslar şunlardı,
1- Sahu; Ölümlü bedenden kurtulan ve sonsuz yaşama kavuşan gerçek bedendi. Beyaz elbiseler giymiş, insan görünüşünde bir tanrıyla sembolize edilirdi. Beyaz renk, kendini ışığa dönüştürmek anlamına gelmekteydi.
2- Ankhu; Ölümle birlikte bedeni terk eden ve İbis kuşu ile sembolize edilen tanrısal bir semboldü. Zümrüdü Anka kuşu olarak bildiğimiz akıldır.
3- Ba; İnsanda saklı olan ve uyanmayı bekleyen ölümsüz insan ruhuydu. İnsan başlı bir kuşla sembolize edilirdi.
4- Ab; Duyuların, düşüncelerin ve davranışların kaynağı, tüy gibi hafif olması gereken kalbimizdi.
5- Ka; İnsanın düşünce ve davranışlarıyla ortaya koyduğu akıldır.
6- Khabıt; Bedeni canlandıran ve harekete geçiren nefsimizdi. İsis ve Neftis isimli iki pilon arasında duran bir insanla sembolize edilirdi.
7- Khat; Maddesel insan bedenidir. İnsan başlı küçük bir kerpiçle sembolize edilirdi.” 1
Dersin başından beri yediyle meşgul olan dikkatim genç hocanın kerpiç demesiyle birlikte hepten dağılıyor. Aklımda Son Peygamber ve bir kerpiç.
“ Benimle benden önceki diğer peygamberlerin misali, şu adamın misali gibidir. Adam mükemmel ve güzel bir ev yapmıştır, sadece köşelerinin birinde bir kerpiç yeri boş kalmıştır. Halk evi hayran hayran dolaşmaya başlar ve o eksikliği görüp ; - Bu eksik kerpiç konulmayacak mı? der. İşte ben bu kerpicim, ben peygamberlerin sonuncusuyum.” 2

Mucizeler, Âdem, kıyamet, Cebrail, şimdi de bir kerpiç! Evet, galiba doğru yoldayım. Son Peygamber insanı sevmekte ve evreni dinlemektedir.
Artık hocayı dinleyemiyorum, çünkü iş anlaşıldı. Araba gecenin karanlığında kendiliğinden eve dönerken, aklımda Kuran’ın anası Fatiha, yedi ayetli Fatiha! Kah aşağıdan geliyor, kah yukarıdan.
***

Sayfalar: 1 2 3 4 5 6 7 8 9 10 11 12

Bu Yazıyı Paylaşın | Bu yazıyı yazdırın | PDF olarak kaydedin

Kapat
E-posta ile paylaş