Mürit Kefer

Mürit Kefer’in Hatıra Defteri

Rahman ve Rahim! Yani görünür ve görünmez, zahir ve bâtın, geçmiş ve gelecek, hayal ve gerçek, erkek ve dişi, hızlı ve yavaş, sıcak ve soğuk, sağ ve sol. Ne kadar çok değil mi? Bitmeyen bir zıtlıklar dünyası! Sayısı belirsiz ikilikler ve hepsinin üzerinde başka bir ikili, Rahman ve Rahim!
Şimdi bu ikiliyi sahip olduğu hangi özellikle tanımlayıp tercüme edeceğiz? Belki de besmelenin tefsirinde Diyaneti bile çaresiz bırakan sır buydu.
Öyle ya! Arapların bile unuttuğu çok eski bir bilgiyi nasıl bilebilirlerdi? Nasıl bilebilirlerdi ki Rahman ve Rahim’in kökü daha derinlerdedir ve o gerçek kök, belki de gündüzün ve gecenin tanrısı, görünen ve görünmeyen uçan kuş tanrı Ra’dır.
***
Nereye geldim? Geldiğim yer Allah’ın iki elinin arasıdır. Bu yöndeki yorumlar doğru olmalıdır ki Allah Kuran’da sorar,
“ Ey iblis! İki elimin arasında yarattığım insana secde etmekten seni alıkoyan nedir? Sad 38/75”
Allah’ın bu hitabı kimedir? Şeytana mı? Eğer öyleyse ortada gerçekten garip bir durum var demektir. Allah, şeytan, melek, cin, ruh. Görünmeyen varlıklar bir oyun oynuyor, oysa sahnede bizden başka aktör yok! Neler oluyor?
Daha önce çalıştığım halde içime sinmeyen Âdem konusuna şimdi geri dönebilirim. Çünkü şimdi anlıyorum ki, Allah’ın insana secdeyi emrettiği o iblis benim. Benim çünkü, iblis benim içimdedir ve Allah’ın hitabı banadır.
Ben ve karşımda bir insan! Ve şimdi secde sırası bendedir. Âdem’i geçmişin derinliklerinde aramak bilim için önemliyse de benim için anlamı yoktur. Benim için önemli olan yaşadığım an ve o anda yaptıklarımdır. Ya şimdi secde edip kul olacağım, ya da etmeyip isyan eden iblis kalacağım.
Cennetten kovulan Âdem benim, sensin. Her doğan insan Âdem’dir, Havva’dır ve her doğum cennetten bir kovuluştur. Yaratılış efsanesi kadın erkek herkes için yeniden tekrarlanmaktadır ve Allah’ın bu ayetle ne demek istediği benim için şimdi anlaşılmıştır.
Hareket ve yaşam, Rahman ve Rahimin yarattığı bu zıtlıklardan doğmaktadır ve Allah’ın birliği işte bu zıtların birliğinde saklıdır.
Bu böyle olduğu içindir ki, Son Peygamber Âdem’i anlattığı bir konuşmasında şöyle diyordu;
“ Allah Âdem’i yarattı ve sordu;
- Senin için iki elimde bir şey sakladım, seç! Âdem cevap verdi,
- Sağı seçtim, çünkü Rabb’imin her iki eli de sağdır.” 9
Bismillahirrahmanirrahim.
Rahman ve Rahim, işte Allah’ın iki eli!
Besmele, insanın âlemdeki çelişkinin farkına varması ve karşısındaki zıddına hak vermeyi öğrenmesi demektir.
Ne garip! Herkesin başlarken söylediği besmele bana bitirirken kısmet oldu. Bari bundan sonra bakışımdan ve anlayışımdan eksik olmasa.
***
Dostum, yoksa sen hâlâ bilinmez ve görünmez başka bir Allah’tan mı söz etmek istiyorsun? Anladım Allah ile sıfatlarını karıştırdın ama, peki istediğin gibi olsun. Hadi gel biraz da oraya bakalım.
Allah kelimesi ne anlatıyor artık biliyorsun değil mi? Elif varlığın birliğini, Lam insanı ve âlemi, Lamelif dirilen insanlığı ve Hu sonsuzluğu! Lam’daki insanı ve âlemi gördün, henüz görmedin ama, Lamelif’i ve sonsuzluğu da görür gibi oldun, ya Elif’i?
Onu kimse görmedi ve hakkında hiçbir şey bilmiyor demeden önce bir daha düşün. Allah’ı birlemek kolay iş değildir.
Elifteki birin, âlemin ve insanın ayrılmaz birliğini anlattığını hâlâ anlamıyor musun? Yoksa Allah’ın Kuran’da, niçin biz diyerek çoğul konuştuğunu nasıl açıklarsın?

Sayfalar: 1 2 3 4 5 6 7 8 9 10 11 12

Bu Yazıyı Paylaşın | Bu yazıyı yazdırın | PDF olarak kaydedin

Kapat
E-posta ile paylaş