Mürit Kefer

Mürit Kefer’in Hatıra Defteri

tamamladığı gündür. O gün, rahmanın görünmezliğini terk ettiği, rahmandaki tüm insanlıkla yine insan suretinde Rahime dönüp göründüğü diriliş günüdür.
Rahman ve Rahim olan Allah, bu gün olduğu gibi o günde de yine insan suretinde olduğu halde bazı kulları,
“ Hayır, derlermiş. Sen bizim Rabb’imiz değilsin! Senden Allah’a sığınırız.” 10
Onlar yaşarken Rahman ile Rahimi birbirine bağlayamayan, dillerinden hiç düşürmedikleri halde Besmeleyi bile doğru okuyamayan kimselerdir. Onlar ki, Peygamberin şu sözlerini bile sadece yakın akrabalıkla sınırlamışlar, akrabalığı insanlığa taşıyamamışlardır;
“ Rahim Rahmandandır. Bir ağacın birbirine sarılmış kökleri gibidirler. Allah buyurdu ki, Ey Rahim, kim sana bağlanırsa ona rahmet ederim, kim uzaklaşırsa da rahmetimi keserim.” 11
Peygamberi doğru anlamadıkları için elbette Kuran’ı da anlamamışlardır.
“ Yazıklar olsun Allah’ın birleştirilmesini emrettiği şeyi ayırana! Bakara 2/27”
Anlasalardı önce Rahman ile Rahimi birleştirirler, daha sonra da bu iki denizin birleştiği yerde Allah’a vekil olan insanı görüp değer verirlerdi.
Bu ayeti anlamadıkları içindir ki,
“ Bu dünyadayken Allah’ı görmeyenler, ölüp dirildikleri kıyamet günü de göremezler. İsra 17/72” ayetini de anlamamışlardır.
Ve Allah o gün, karanlıklar içinde kalıp biraz ışık isteyen o kimselere şöyle dermiş,
“ Geçmişe dönün ve ışığı orada arayın! Hadid 57/13”
Şu halde o ışığı şimdiden aramalı, ona doğru dönmelisin. Hem görünmezliğine, hem görünürlüğüne!
4. “ Ancak sana kulluk eder ve ancak senden yardım isteriz. Fatiha 1/ 4”
- Evet ama bu söylediğin kadar kolay değil. Lisedeyken bir arkadaşım vardı. Annesine araba çarpmış, ağır yaralı olarak hastaneye kaldırmışlardı. Ertesi gün vefat etti. Definden dönerken arkadaşım şöyle diyordu; Bütün gece uyumadım, annemi kurtarması için Allah’a dua ettim. Ama hiç duymadı ve annem öldü. Olsaydı duyardı değil mi? Sonra o arkadaşım materyalist oldu, ben de öyle.
Haklısın, arkadaşın da haklı. Esasen benim anlatmak istediğim de buydu. Kendi hayalimizde yarattığımız, olmayan bir Allah’a inandığımız sürece bu hayal kırıklığımız kaçınılmazdır. Hoşuna gitmese de, inanman gereken işte bu materyalist gerçektir. Kulluk edip yardım istediğin, Allah’ın Rahman ve Rahim sıfatlarıyla insanlık suretinde görünen kudretidir. Düşünsene suya düştüğünde bağırıp yardım istediğin görmediğin bir Allah mıdır, yoksa kıyıda duran bir insan mı? Şu görünen âlemde fert olarak hiç birimiz tanrı değiliz ama, varlığın içinde tanrıyı temsil eden bizden başka bir varlık da yok! Çünkü biz Ona vekil olduk ve gördüğümüz her varlık bizim emrimizdedir. Şu halde onların itaat ettiği şu insanlığa sen de inanmalısın. O görünmeyen Rahman, görünen Rahim, imdadına yetişen Hızır’dır. İnandığın Allah ise, insanlıkla ve onu çevreleyen sayısız varlıkla beliren sonsuz birlikteliktir.
Ölüm mü? Bilmelisin ki ölüm herkes ve her şey için kaçınılmazdır. Ancak yine bilmelisin ki, ölüm geçici bir haldir ve bizim gerçek kaderimiz dirilmektir.
Hâlâ her tabii felaketten sonra sapıtıp, Allah’a ve kendine güvenini yitiren, Allah diye varlığın ve olayların arkasındaki geçici bilinmezliğe tapan putperestler gibi mi davranacaksın? Marmara depremi, inanıyorum ki bu şaşkın putperestliğimizin sonu olacaktır.
Ey deprem! Biliyorum doğal bir olaysın. Yere düşen bir yapraktan, gökyüzünde çakan bir şimşekten farkın yok. Biliyorum olan bitenden haberin bile yok ama, bil ki yine de düşmanımızsın. Çünkü insanlığa zarar veren her şey bizim düşmanımızdır. İstediğin kadar korkut, istediğin kadar saldır! Bilesin ki bizler ölümü kader, kaderi kıyamet bildikçe, bilesin ki hepimizi yok etmedikçe artık sana kurtuluş yok! Önce evlerimizi yollarımızı daha sağlam yapacağız. Ve sonra Amerika’ya, Rusya’ya, Japonya’ya, Yunanistan’a veya Tayvan’a, nereye kaçarsan kaç, bir gün seni dört bir yanından çevirip yakalayacağız. Ve seni saklandığın yerin derinliklerinde yakalayıp öyle bir bağlıyacağız ki, değil kıpırdanmak kirpiklerini bile

Sayfalar: 1 2 3 4 5 6 7 8 9 10 11 12

Bu Yazıyı Paylaşın | Bu yazıyı yazdırın | PDF olarak kaydedin

Kapat
E-posta ile paylaş