1997 yılının Berat kandili günü İsmet amcayı ziyarete gittim. Hatırını sormak, kandilini tebrik etmek istiyorum. Ziyaretime önce sevinmişken nedenini öğrendiğinde yüzünü ekşitti,
- Sende mi? dedi.
Şaşırdım, ne yanlış yaptım ki? Sonra açıkladı,
- Yalandan kandillerle Müslümanların kafası karıştırılıyor. Oysa Kuran tek bir kutsal gecenin varlığından söz eder ki, o da kadir gecesidir.
Şaşkınlığım hepten arttı,
- Yani böyle bir kutsal gece yok mu?
- Hayır yok! Kıymet bilen kulları için Allah’ın bütün geceleri kutsal değil midir?
İsmet amcanın yanından biraz sarsılmış olarak ayrıldığımı söylemeliyim. Yok öyle mi?
Belleğimde tazeliğini hâlâ koruyan eski bir bilgi ayağa kalkıyor,
“ Din bir aldatmacadır.”
***
Akşam yemeği sonrası her kandil olduğu gibi ailecek Dedeye gittik. Kızım ve eşim gecenin şerefine başlarını örtmüşler, mutfakta kandil simidi ve çay. Benim aklımdan kandiller gelip geçiyor, yalandan kandiller. Dede dua ederken düşünüyorum, bilmiyor mu acaba?
Bilmez olur mu, adım gibi eminim bildiğine. Peki bu gerçeklerden niye hiç söz etmiyor? Hadi söz etmiyor, bu abartıya niçin destek veriyor?
İsmet amcanın doğru söylediğinden şüphem olmamakla birlikte eve dönünce ilk işim kitapları ve kandilleri karıştırmak oldu.
“ Kandil tabiri, bu gecelerin Osmanlılarda II. Selim döneminden (1566-1574) başlayarak minarelerde kandil yakılarak duyurulmasından kaynaklanır. Hicretten üç yüz yıl sonra 922 de ilk kez Mısır’da Mevlit kandili, dört yüz yıl sonra da Kudüs’te Miraç, Berat ve Regaip geceleri kutlanmaya başlandı. İslam alimleri, Kadir gecesi dışındaki gecelerin kutsallığı konusunda ne Kuran’da ne hadislerde kesin bir bilgi olmadığını, bu kabullerin uydurma olduğunu ileri sürerek karşı çıktılar ise de önüne geçemediler ve kutlamalar bütün İslam dünyasına yayıldı.” 1
Yukarıdaki alıntıyı bir ansiklopediden almıştım ve güvenemedim. Sakın yalan yanlış söylüyor olmasınlar? Diyanet İşleri Başkanlığına ve sayın Kamil Miras’a güvenirim. Bir de onlara sorayım;
“Umdetü’l Kârî’de beyan olunduğuna göre, Şabanın on beşinci gecesinin kutsallığına ait uydurma Abbasiler zamanında ortaya çıkmıştır. İbn-i Dihye’ye göre bu âdeti ilk uyduran Bermekiyye mensuplarından Yahya bin Halit’dir. Bermekiler Mecusi imiş. O gece yemek sofralarını çıra ve mumlarla süslerlermiş. Bu Mecusi âdetini Müslümanlığa da sokmuşlardır.” 2
İsmet amca haklıymış. Berat gecesi olarak kutladığımız şabanın on beşinci gecesi, yalandan bir geceymiş meğer.
Gece yarısını geçe bir çay daha, artık bu gece meselesini çözmeden uyku bana haram!
***
“ Dinlensinler diye geceyi karanlık ve çalışsınlar diye gündüzü aydınlık kıldığımızı görmediler mi? İman eden bir kavim için elbette bunda birçok ibretler vardır. Neml 27/86”
Gece olunca yatıp uyumamızdan da belli ki geceler uyuyup dinlenmemiz içindir, bunda şüphe yok!
Peki sadece uyumamız için mi? Kuran hayır diyor,
“ Hepsi bir değildir; kitap ehli içinde doğru yolda olan bir topluluk vardır ki, geceleri secdeye kapanarak Allah’ın ayetlerini okurlar. Al-i İmran 3/113”
Bu Yazıyı Paylaşın | Bu yazıyı yazdırın | PDF olarak kaydedin