Ve Kuran gecelerin sadece uyku için yaratılmadığını Peygamberine özel olarak ayrıca hatırlatmaktadır,
“ Ey örtüsüne bürünen! Birazı hariç, geceleri kalkıp Allah’ı an. Gecenin yarısı kadarında, yahut istersen biraz daha azında. Şüphesiz geceler, düşünmek için daha elverişlidir. Müzemmil 73/1”
“ Gecenin bir kısmında uyanarak, sana mahsus olmak üzere Allah’ı an. Böylece Rabb’inin seni, övgüye değer bir makama göndereceğini umabilirsin. İsra 17/79”
Tevrat’sa Haz. Davud’un ilahilerinde bu geceleri şöyle anlatır;
“ Bana öğüt veren Rabb’i takdis ederim. Evet, geceleyin gönlüm bana öğretir. Mezmurlar I : 16 / 7”
“ Gündüz Rabb’in nimetleri gelir ve Allah’a dua geceleyin benimledir. Mezmurlar II : 42 / 8”
“ Yatağımda seni andığım ve gece nöbetlerinde derin derin seni düşündüğüm zaman, Mezmurlar II : 63 / 5”
Ya Haz. İsa’nın İncil’deki geceleri?
“ Ve İsa halkı salıverdikten sonra dua etmek için dağa çıktı. Akşam olduğunda, orada yalnız başına idi. Ve gecenin dördüncü nöbetinde… Matta, 14 / 23”
“ O gece İsa şakirtlerine dedi ; Canım çok kederlidir, benimle kalıp uyanık durun. Ve biraz ilerde yere kapanıp duaya başladı. Sonra şakirtlerine döndü ve onları uykuda buldu ve dedi; Benimle biraz uyanık kalamadınız mı? Gerçi, beden zayıftır. Sonra tekrar dua etti ve döndüğünde onları yine uykuda buldu, gözleri ağırlaşmıştı. Ve İsa, üçüncü defa duasına döndü. Matta, 26 / 36”
Dinlerdeki kutsal gecelerin sırrı galiba bu ifadelerin arkasında saklanıyor.
***
Diğer yalandan geceler nasıl kutlanmaya başladı bilmiyorum ama, Kuran kendi bildirdiği Kadir gecesini şu cümlelerle anlatır,
“Apaçık olan Kitaba ant olsun ki, Biz Kuran’ı mübarek gecede indirdik. Kuşkusuz biz uyarıcıyızdır. Duhan 44/2”
“ Biz o Kuran’ı Kadir gecesinde indirdik. Kadir gecesinin ne olduğunu sen bilir misin? Kadir gecesi, bin aydan daha hayırlıdır. Kadir 97/1”
Kuran o gece hangi gecedir belli bir vakit bildirmez ve Müslümanlar merak ederler, o gece hangi ayın hangi gecesidir? Şüphesiz Peygamber bilir.
Ebu Said-i Hudri anlatıyor;
“ Bir sene, oruç ayının ortalarında Peygamber ile birlikte itikafa çekilmiştik. Yirminci günün sabahı çıktı ve bize bir konuşma yaptı. Sonra buyurdular ki ; - Kadir gecesi bana gösterildi, sonra da unutturuldu. O gecenin sabahında kendimi su ve balçık içinde secde eder buldum. Şimdi, benimle birlikte başlayanlar yine itikafa dönsünler, buyurdu.” 3
Evet ama, itikafa çekilen Peygamber neden dışarı çıkmış olabilir? Aynı hadisin başka bir anlatımında bunun sebebi anlaşılır. İki Müslüman mescidin önünde kavga etmeye başlamışlardır ve bunu duyan Peygamber üzülüp rahatsız olmuştur.
Ubade bin es’ Samit anlatıyor;
“ Peygamber mescitte itikafta iken Müslümanlardan iki kişi kavga ettiler. Bunun üzerine ; - Ben size Kadir gecesini anlatmak istiyordum. Ancak falan ile filan kavga ettiler de unuttum. Belki de hakkınızda bu daha hayırlıdır. Artık siz Kadir gecesini, yirmiden sonraki yedinci, dokuzuncu veya beşinci gecelerde arayınız! buyurdu.” 4
Okuduğum hadis Peygamberin Kadir gecesi hakkında,“ unuttum” dediğini bildirir. Savaş meydanlarında ve en güç anlarda orduları idare eden bir anlayışın iki kişinin tartışması nedeniyle böyle mühim bir haberi unutacağına inanılabilir mi? Galiba pek uzak bir ihtimal olarak görüldüğü içindir ki bu ifade diğer hadiste “unutturuldu” şeklindedir.
Bu, “unuttum” veya “unutturuldu” anlaşmazlığının oldukça eskilere dayandığı anlaşılıyor. Buhariyi dilimize çeviren Ahmed Naim bu tartışmayı şu cümlelerle noktalar;
Bu Yazıyı Paylaşın | Bu yazıyı yazdırın | PDF olarak kaydedin