“ Peygamberin bu meselede unutabileceğini kabul ederseniz, diğer dini konularda da bazı şeyleri unutmuş olabileceğini kabul etmek icap eder. Böyle bir kabul de, Onun tek ve en önemli görevi olan Peygamberlik tanımına ters düşer. Söylenmesi gereken şeyleri unutmuş olması mümkün değildir. O bir insan olarak unutacak olsaydı bile, söylenmesi istenseydi Allah tarafından Ona hatırlatılırdı.” 5
Peygamberin ilk hadisteki bir cümlesi de bu yorumu doğrular gibidir,
“ Belki de hakkınızda bu daha hayırlıdır.”
Peygamber Kadir gecesinin hangi gece olduğunu unutmuş olmakla birlikte hepten sessiz kalmış da değildir. İşte o gece ile ilgili olarak verdiği ip uçları, hem de ne kadar çok!
“ Siz Kadir gecesini yirmiden sonraki tek gecelerde arayınız.” 6
“ Kadir gecesini, ya yirmi bir, ya yirmi üç, ya da yirmi beşinci gecelerde arayınız.” 7
“ O gece, Ramazanın yirmi dokuzuncu gecesindedir. Veya yirmi üçüncü gecesinde, veya yirmi üçünden sonraki yedi gecenin herhangi birinde.” 8 Mesele biraz karışık gibidir. Daha doğrusu, her önemli sözü iyice anlaşılsın diye üç kere tekrar etmek alışkanlığında olduğu halde, Peygamber tarafından bile bile özellikle karıştırılıyor gibidir. Aşağıdaki alıntılar bu karışıklığın tarihteki şahididir.
“ Bu nedenledir ki, ilim adamları Kadir gecesinin hangi gece olduğu konusunda ihtilaf etmişlerdir. Ramazanın 1, 17, 18, 19, 21, 23, 25, 27, 29 veya 30’u olduğunu söyleyenler vardır. Ramazanın bütün gecelerinde aranmalıdır diyenler de vardır. Bütün bir yılın herhangi bir gecesinde olduğu da iddia edilmiştir. Bu konudaki görüşlerin sayısı 44’ü bulur. Birbirine benzeyen görüşler bir edilse bile, 25 farklı görüş olduğu bildiriliyor.” 9
Bu arayışın sadece sonraki yıllarda değil, bizzat Peygamber hayatta iken de çok önemsendiği aşağıdaki hatıradan anlaşılıyor.
“ Peygamberin ashabından bazılarına, Kadir gecesinin yirmi ila yirmi yedinci geceler arasında olduğu gösterildi. Bunun üzerine Peygamber - Görüyorum ki, rüyalarınız ayın yirmisi ila yirmi yedinci geceleri arasında birleşiyor. Şu halde, onu o günlerde arayınız, buyurdu.” 10
Arkadaşlarının rüyaları onu ile on beşi arasında yoğunlaşsaydı Peygamber ne derdi acaba? Hadisin ekinde Peygamberden sonra dile getirilen farklı yorumlardan birkaçı veriliyor,
“Hanefi itikadınca, Kadir gecesinin senenin bütün aylarında dönüp durduğu ifade edilmektedir. İmam ebu Hanife’nin görüşü ; Kadir gecesinin bir takım hikmetlere binaen Allah tarafından örtülmüş olmasıdır. Nitekim bir beyitte; Ey efendi! niçin Kadir gecesinin alametlerinden bahsediyorsun? Eğer zamanın kıymetini bilirsen her gece Kadir gecesidir denilerek bu hakikate işaret edilmiştir.
Cenab-ı Hak, bazı şeyleri bazı nedenlerle gizledi. Kadir gecesini de senenin bütün gecelerinde gizlemiştir ki, insanlar her geceyi değerli bilsinler. Bu izahımızı, İbn-i Farız Hazretlerinin bir beyti ile noktalıyoruz.
Birlikte olunduğu zaman nasıl ki bütün günler Cumadır,
Hakkın tecelli edip yaklaştığı bütün geceler de Kadir gecesidir.”
Birisi Übeyy bin Kâb’a soruyor,
– Abdullah bin Mesut, bütün bir yıl her gece ibadet eden bir kimsenin, Kadir gecesine tesadüf edebileceğini söylüyormuş ne dersiniz? ”
Übeyy bin Kâb şöyle cevap verir,
“ - Kadir gecesi Ramazan ayındadır. Peygamberin bize ibadet etmeyi emrettiği gecedir. O gece de, Ramazan ayının yirmi yedinci gecesidir. Bunun belirtisi, o gecenin sabahında güneşin beyaz ve ışınsız olarak doğmasıdır.” 11
Peygamberin iki dostu ve iki farklı görüş! Hangisi doğru söylüyor?
Haz. Kâb, “söylüyormuş” ifadesinden Abdullah bin Mesut’un bu sözü soran için söylemediğini anlamış, ona anlayabileceği sözler söylemektedir. Oysa ki Abdullah bin Mesut’un söylediği gerçeği Übeyy bin Kâb’ın da bildiği, hadisin devamına eklediği garip cümleden anlaşılır.
Bu Yazıyı Paylaşın | Bu yazıyı yazdırın | PDF olarak kaydedin