Mürit Kefer

Mürit Kefer’in Hatıra Defteri

- Sen de duydun mu? dedi.
- Evet ! dedim. Bunun üzerine Peygamber,
- Cebrail gelmişti. Bana, Ümmetinden her kim Allah’ın birliğini bilerek ölürse cennete girer buyurdu, dedi. Ben,
- Günah işlese bile mi? diye sordum. Peygamber,
- Evet! diyerek tasdik etti.” 6
Evlatlığı Zeyd Bin Harise’nin ve eşi Haz. Ayşe’nin göremediğini, o gün arkadaşı Ebu Zer de göremedi. Ya işittiği ses neydi? Her ne kadar hadisin ekinde verilen açıklamada,“ Peygamberin cevabından, işitilen bu sesin Haz. Cebrail’in mübarek sedası olduğu açıkça anlaşılmaktadır.” denmekte ise de, vahiy katiplerinden Zeyd bin Sabit vahiy esnasında duyulan bu mübarek sesi bilmektedir ve şöyle tarif ediyor.
“ Peygambere vahiy geldiği anda kendisini bir sıkıntı kaplar, inci gibi ter döker, sonra açılırdı. Vahiy esnasında vücuduna önce bir titreme gelir, kederlenir ve yüzü kül gibi solardı. O esnada gözlerini kapar ve horultuya benzer bir sesle şiddetle soluk alıp verirlerdi.” 7
***
Buraya kadar hep Haz. Cebrail’in görünmezliğinden söz ettim. Halbuki ara sıra görünürmüş ve şimdi sıra Cebrail’i görenlerin hatıralarında.
Cebrail Peygamberin kendi anlayışında belirdiği anlarda hiç kimse hiçbir şey göremiyordu ama, insan suretinde geldiği zaman orada bulunan bazıları onu görebiliyorlardı. Görünen Cebrail her nedense de özellikle Peygamberin arkadaşlarından Dihye bin Halife’ye çok benziyor ve genellikle onun suretinde geliyordu. Peygamberin yanındaki pek çok kişinin, Cebrail’i bu surette gördüğü söyleniyor.
Cebrail’i Dihye suretinde iken görenlerden biri Peygamberin eşlerinden Ümmi Seleme’dir.
“ - Bir gün Peygamber, eşlerinden Ümmi Seleme’nin yanında iken Cebrail Dihye suretinde gelmişti. Peygamberle konuşmağa başladılar. Sonra kalkıp gitti. Peygamber Ümmi Seleme’ye, O kimdi biliyor musun? dedi. Ümmi Seleme, Dihyedir diye cevap verdi. Ümmi Seleme derdi ki; Yemin ederim, Peygamber Cebrail’den aldığı vahyi mescitte ashabına bildirinceye kadar ben Cebrail’i şüphesiz Dihye sandım.” 8
Tarihi kayıtlarda pek çok kişinin Cebrail’i Dihye suretinde gördüğü bildirildiği halde, Cebrail Dihye suretinde iken gerçek Dihye’nin nerede olduğunu ve ne yaptığını merak edip sorana hiç rastlamadım. Acaba Ümmi Seleme sonradan sormuş mudur Dihye’ye, o saatte nerede olduğunu ve ne yaptığını?
Hayır, sormamıştır. Çünkü O Son Peygamberden Cebrail’i öğrenmiş ve bize öğretmeye çalışmaktadır.
Ümmi Seleme’nin sözlerinden benim çıkardığım gerçek şudur; Ümmi Seleme’nin de görüp işitebildiği gerçek bir insan, Peygambere gelip bir süre görüşmüştür ve bu insan gerçekten Dihye’dir. Çünkü, Ümmi Seleme bu konuda yemin edebilecek kadar emindir.
Ta ki, ne zamana kadar! Ta ki son Peygamber mescitte konuşup da, bu görüşmede Cebrail’den aldığı vahyi bildirinceye kadar. O yıllarda hanımlar günlük namazlarını mescitte kılabilirlerdi ve Ümmi Seleme de cemaatin arka sıralarında Peygamberi dinlemekteydi. Dinlerken, büyük bir heyecanla birdenbire Dihye’yi ve Peygamberle olan konuşmalarını hatırladı. Peygamber, Dihye ile konuştuğu konuda ve onun sözlerine yakın ifadelerle, yeni indirilen bir ayeti okumaktaydı. Son Peygamber iyi bir öğretmendi ve Cebrail’i görebilmeyi artık O da öğrenmişti.

Sayfalar: 1 2 3 4 5 6 7 8 9

Bu Yazıyı Paylaşın | Bu yazıyı yazdırın | PDF olarak kaydedin

Kapat
E-posta ile paylaş