Mürit Kefer

Mürit Kefer’in Hatıra Defteri

Birisi büyük suretler denizi! Bedenleri, renkleri, sesleri, küçükleri, büyükleri, iyileri ve kötüleri ile büyük suretler denizi. Varlık âlemindeki suretler, zamanın içinde tıpkı bir denizin dalgaları gibi sürekli değişmekte, sürekli dönüşmekte, dalgalanıp durmaktadır. Gazali, hepimizin gördüğü bu suretler denizini cismani âlem, şahadet âlemi veya hissi âlem, yani görünen âlem olarak tanımlamaktadır. Yani, duyularla algılanabilen cisimler denizi.
Anlaşılıyor ki, dünya ve üzerindekilerle birlikte tüm kainat bir gerçektir ve bütün insanlar da buna şahittir.
Şimdi, aradığım iki denizden birini buldum ve onun yalan olmayan bir gerçek olduğunu gördüm. Ya ikincisi?
Gazali bu ikinci denizi, ruhani âlem veya akli âlem olarak tanımlamaktadır. Ruhani, ruhla ilgili olan demektir ve bu defa işim zor gibi. Neden mi? Çünkü bizim ruh hakkında kayda değer bir bilgimiz yoktur.
Neyse ki İmam Gazali bu ikinci denizin, aynı manaya gelir dediği ikinci bir ismini daha vermektedir. Akli âlem! Yani, akılla bilinen âlem.
Çoğumuz aklımızı yeterince bildiğimizi zannederiz, fakat öyle değildir. Akıl ve bilinç insan beyninin bir faaliyetidir ve beynimiz bugün mucizeler yaratan bilimin bile en az tanıdığı organımızdır.
Hayret! İkisi de insan bedenindedir ve ikisi de görülmez. Ruh ve akıl kavramları arasındaki bu benzerlik sizi de şaşırttı mı? İmam Gazali bize bunların aynı veya en azından benzer şeyler olduğunu söylemektedir. Peki ama, ikinci deniz nerede? Henüz bulamasam da, çok yaklaştığımı hissediyorum.
Sonra dikkat ettim, Gazali akıl âlemi demiyor, aklî âlem diyor. Aklî, akıl ile bilinen, akıl ile ilgili olan demektir. Demek ki aradığım bu ikinci denizi bulacak olan gözüm değil aklımdır. Ve Gazali, oldukça yaklaştığım bu denizin, çok kullandığı başka bir ismini daha vermektedir. Gayb âlemi!
Gayb, gizli olan, görünmeyen, belirsiz demektir. Tanımlar gerçekten doğru görünüyor ve ben şimdi, gizli olan ve gözle görülmeyen bu ikinci denizi aklımla bulmak zorundayım. Peki ama Allah’ın, benden başka kimse bilmez dediği gaybı ben nasıl bilebilirim? Gaybla ilgili olarak cennet ve cehennemden başka bildiğim bir şey yok ki!
Günler sonra aklıma geldi, cennet ve cehennem gelecekte değil mi? Esasen Arapça bir kelime olan ahiret, gelecek demek değil mi?
Doğru, aklım şimdi görüyor ki aradığım bu ikinci deniz gelecek zamanın ta kendisidir. Bu ikinci deniz, hepimizin şu anda seyretmekte olduğu büyük suretler denizinin, yani âlemin gelecekteki halinden başka bir şey değildir.

Sayfalar: 1 2 3 4 5 6 7 8

Bu Yazıyı Paylaşın | Bu yazıyı yazdırın | PDF olarak kaydedin

Kapat
E-posta ile paylaş