Bu garip sözler, gerçeği onların da bildiğini göstermiyor mu? Evet, kırk gün süren bu aşk hikayesini onlar da biliyorlardı.
Sevgili hocalarım! Şimdi size benden daha iyi bildiğiniz bir şey anlatacak, arkasından da Allah rızası için bir şey soracağım.
Vahiy katiplerinden Zeyd bin Sabit anlatıyor;
“ İsyan edenlere karşı yapılan Yemame savaşı sırasında Ebu Bekir beni çağırttı, gittim. Yanında Ömer de vardı. Ebu Bekir bana;
- Ömer, savaşlar nedeniyle Kuran’ı ezbere bilenlerin sürekli azaldığını, Kuran’ın unutulmasından endişe ettiğini, bu nedenle bir an önce toplanması için tedbir almam gerektiğini söylüyor. Sen ne dersin?
Ben, Peygamberin yapmadığı bir şeyi biz nasıl yaparız diye tereddüt etti isem de, Ömer ısrar etti ve bu meselenin peşini bırakmadı. Sonunda Allah, Ömer’in aklını yatırdığı şeye benim de aklımı yatırdı ve Ebu Bekir bana;
- Sen genç ve akıllı bir insansın. Peygambere vahiy katipliği yaptın, vahiyleri yazdın. Bu konuda sana güveniyoruz. Şimdi Kuran’ın peşine düş ve git onu topla, diye emretti.
Deri ve kumaş parçalarından, hurma yapraklarından, düz taşlardan ve ezberlemiş olanlardan Kuran’ı toplamaya başladım. Ancak varlığından emin olduğum halde, bir ayete ait yazılı bir belge bulamıyordum. Sonunda onu sadece bir kişide, Peygamberin; Onun şahitliği iki kişinin şahitliğine denktir, dediği Huzeyme’nin yanında buldum. Sonra o ayeti, heyet kararıyla Kuran’daki yerine koyduk. Güçlükle bulduğum o ayet;
( Müminlerden öyle erler vardır ki, onlar Allah’a verdikleri ahde bağlı kaldılar. Ahzab 33/23 ) ayeti idi.” 10
Şimdi soruyorum;
“ Yine o müminler ki, emanetlerine ve ahidlerine bağlı kalırlar. Müminun 23/8” diyen bir benzeri olduğu halde bulunmasında güçlük çekilen, Kuran’a konmasında kurul kararı gerekecek kadar tereddüt edilen o ayet, gerçekten Ahzab 23 ayeti miydi?
Ben demiyorum ama, yine aynı olayı anlatan ve yine Zeyd bin Sabit’in anlattığı başka bir hadis hayır diyor ve şöyle anlatıyor;
“Aradığım o ayet Tövbe suresinin son ayetleri idi ve onu yalnızca bir kişide, Huzeyme’de bulabilmiştim.” 11
Bir gariplik mi var, yoksa bana mı öyle geliyor?
İçimde iki ses var;
Toplumun Peygambere saygısı nedeniyle sanki unutmak istediği bu ayet, Ahzab 23 değil, gerçekte Ahzab 37 idi ve vahiy katibi Zeyd bin Sabit bile açıkça söyleyemedi.
Eğer söyledikleri doğruysa; Ahdine bağlı kalan o sâdık müminlerin en önde geleni, Peygamberin evlatlığı ve kölesi Zeyd bin Harise’den başkası olmamalıdır.
Ne dersiniz, haksız mıyım?
***
Hayalimde büyük usta Muhiddin-i Arabi. İlahi aşk isimli kitabını okurken hayatında Zeynep isminin çok özel bir yeri olduğunu, kızına bile Zeynep adını verip Zeynep üzerine şiirler yazdığını öğrenmiştim. 12
O zamanlar anlamamışım, artık nedenini biliyorum. Sitem ediyorum,
- Usta, biliyordun da neden açıkça söylemedin? Bak neredeyse biz de Peygamberimizi evli bir kadını kocasından ayırıp almakla suçlayacaktık.
Yatmadan önce hayalimde başka bir usta, Turan Dursun.
- Usta, imanın inkar ile ikrar arasında gidip geldiğini söylerler. Ve bana kalırsa senin inkarın da benim ikrarım kadar güzeldi. Artık bana hakkını helal ettin mi?
Sayfalar: 1 2 3 4 5 6 7 8 9 10 11 12 13 14 15
Bu Yazıyı Paylaşın | Bu yazıyı yazdırın | PDF olarak kaydedin