O günlerde Resulallah Haz. Ayşe’nin odasında onunla sohbet etmekte iken şu ayet indirildi,
“ Zeyd eşini boşayınca, onu sana zevce yapıp nikahladık. Ta ki, müminler için evlatlıklarının boşadığı hanımlarla evlenmekte vebal olmasın. Ahzap 33/37”
Bu ayet Allah tarafından kıyılmış bir nikah olduğundan Peygamber efendimiz haber vermeye gerek duymaksızın kalkıp Zeynebin evine gitti. Zeynep,- Ey Allah’ın resulü, nikahsız ve şahitsiz teşrif ettiniz, dedi. Bunun üzerine efendimiz, - Seni bana Allah nikah etti, Cebrail de şahidimdir, dedi. Sonra halkı çağırıp et ve ekmek ziyafeti verdi.” 2
***
Bu gün 26 Kasım 2000. Yarın oruç başlıyor. Bu günlerde Peygambere kırgın, daha doğrusu kızgınım. Eskiden hayal ederdim, artık adını dahi duymak istemiyorum. Gözüne dizine dursun emi! Ben geceler boyu senin kadınlara bakışını temize çıkarmaya çalışayım, sen kalk bu anlatılanları yap! Hayalimde Turan Dursun’un keskin bakışlı babacan yüzü,
- Evlat, ben sana dememiş miydim kutsal dedikleri şu kitabı, malum adamın keyfine göre yazdığını? Dememiş miydim dinin menfaate dayalı bir yutturmaca olduğunu?
Haklı, demişti. O bir yana, ayetlerin hep onun keyfine göre indirildiğini ilk söyleyen bizzat Haz. Ayşe değil mi? 3
Hepsi bir yana şüphe şeytanında bir sevinç, bir sevinç, aşağılıyor.
- Hey sahte avukat! Davud’u doksan dokuz koyunla savunmuştun ya! Söyle şimdi, Muhammet’in de avukatı mısın?
Bende cevap yok. Kıstırdığını anladı, ramazan boyunca peşimde. Bütün oruçlarım berbat.
- Oruç tutarak kimi aldatıyorsun? Çok iyi biliyorsun ki, sen de atalarından gördüğü gibi yapan kafirlerdensin.
Doğru mu söylüyor, alay mı ediyor, bilmiyorum. Ramazan ayı geçti bayram geliyor, bende hâlâ cevap yok. İsmet amcaya sormaya utanıyorum ama, çevremde dindar bildiğim yaşı bana yakın birkaç kişiye yukarıdaki hatırayı okuyup soruyorum.
- Bu hadiseyi biliyorsunuz değil mi, ne düşünüyorsunuz?
Bu konuyu açtığım için canları sıkılıyor. Böyle şeytan işi şeyleri neden merak ediyor muşum ki? Allah şeriatın hükümlerini ortaya koymak istemiş ve emretmiş o kadar, Peygamber ne yapsın?
Boynunuz devrilmesin emi! Hadi Peygamberden utanmıyorsunuz, bu kadar bilgisiz, bu kadar vurdum duymaz olurken inandığınız Allah’tan da mı korkmuyorsunuz?
Ramazanın sonlarına doğru hanım sordu,
- Bu bayram anneme gidelim mi? Evlendiğimizden beri hiç benim memleketimde bayram geçirmedik.
Doğru söylüyor, bu bayram gitmeliyiz. Olur dedikten sonra yine kendi içime döndüm.
Gerçekten bu kadar basit, gerçekten bu kadar bayağı mıydı? Ben de üzgünüm ama ne yazık ki öyle görünüyor. Evet ama olmamalıydı değil mi? Evet, bizi çok ucuza sattı. Neymiş, evlatlıklarımızın hanımlarıyla evlenmemiz günah olmasın diyeymiş. Turan Dursun’un dediği gibi, sanki gün aşırı evlat ediniyor, sanki gün aşırı evlatlıklarımızın hanımına göz koyuyoruz! Artık yakalandın. Kuran dediğin bu süslü kurgunla sen git de çöldeki bedevi cahilleri kandır. Hayalimde Turan Dursun, sanki tuttuğum notları bu akşam Muhammet hocaya vereceğimi biliyor,
- Evlat insanları aldatma. Geri dön ve bütün yazdıklarını yak! Sana anlattıkları o peygamber bir yalandı.
Sayfalar: 1 2 3 4 5 6 7 8 9 10 11 12 13 14 15
Bu Yazıyı Paylaşın | Bu yazıyı yazdırın | PDF olarak kaydedin