Nun harfi aklı ve insanı, Elifin Nunla birleşmesinden oluşan Lam harfi ise âlemi temsil eder.
“Allah” kelimesinin harfleri ve yazılış sırası, bu bilgiler ışığında bakıldığında bize şunları anlatıyor;
Başlangıçta sadece mutlak varlık vardı ve yapayalnızdı. Kendisiyle birlikte hiçbir şey yoktu.(1.Elif.)
Sonra, yine kendi varlığından olan âlemi ve insanı yarattı. Bu halen içinde yaşadığımız âlemin görünen hâlidir.(1.Lam.)
Ancak şüphesiz ki oluşumlar ve değişimler sonsuzdur. Bu değişim, bu güne kadar olduğu gibi bundan sonra da devam edecek ve bir gün kıyamet denilen diriliş gerçekleşecektir. Bu nokta değişimin bittiği yer değildir. Bu nokta, bizim ölümü ölümsüzlükle değiştirdiğimiz yerdir. Bu noktada Lam yine aynı Lam, âlem yine aynı âlemdir ama, görüntüler değişmiştir. Ve henüz oluşmamış bir şeyi bilemeyeceğimiz için bu âlem şimdilik bilinmezliktedir.(2. Lam.)
Zaman ezelden ebede akan kesintisiz bir sürekliliktir ve bu ikinci Lam birinci Lama bu nedenle bitişiktir. Ve o gün tüm insanlar dirilmiş, Yaratıcı kullarına görünmüştür. Cennet veya cehennem kim neyi hak etmişse ödemiş ve artık onlardan razı olmuştur. Âdemin indirildiği ilk cennette olduğu gibi artık Yaratan kulları ile, kulları da Yaratan ile birleşmişlerdir. (2. Elif.) Birinci Elif birinci Lamdan ayrı olduğu halde, ikinci Elifin ikinci Lama bitişik olması bu nedenledir.
Ve yine geldik He, ya da Hu’ya. He’nin derin bir nefes ve sonsuzluk olduğunu artık biliyorum. Bu demektir ki, artık dünyadaki yaşamımız boyunca süren imtihanımız bitmiş ve biz neyi hak etmişsek elde etmişizdir. Bugün baş gözüyle göremediğimiz halde, akıl gözüyle görüp inandığımız Yaratıcımız belirmiştir. Ölüm öldürülmüş ve Yaratanla birlikte sonsuza uzanan gerçek yaşamımız başlamıştır.(He.)
***
Bugünlerde kederliyim. Allah’ın ismini anladığım gün tüm sırların çözüleceğini ve onu göreceğimi umuyordum. Ancak görüyorum ki isminin arkasında da saklanmıyormuş, işte yine yok!
Demek ki bilmekle iş bitmiyor. Kim bilir, belki de kıyamete kadar hiç göremeyeceğim.
Ancak Ömer Hayyam aynı fikirde değil,
“ Yaşamın sırlarını bileydin
Ölümün sırlarını da bilirdin.
Bugün aklın var bir şey bildiğin yok,
Yarın akılsız, neyi bileceksin? ” 9
Ömer Hayyam vazgeçmememi, Allah’ı bugünden arayıp bulmamı tavsiye etmektedir. Bugün bir şey göremiyorsam, o gün de görebileceğim bir şey yoktur. Söz ettiği, Allah’ın Kuran’daki bir ayetidir.
“ Hayatta iken Allah’ı görmeyenler, yeniden dirildikleri ahret günü de göremezler. İsra 17/72 ”
Tıpkı Tevrat’ın da söylediği gibi,
“ Rabb’i bulunabilirken arayın, Onu yakınken çağırın. İşaya 55/6 ”
Allah’ı dünyada görmek için nereye bakmamız ve neyi görmemiz gerektiğini en çıplak olarak İncil’de Haz. İsa bildirir. Çünkü O kıyametin sırrıdır ve bu nedenle Haz. İbrahim’in saklamaya çalıştığını saklamamıştır.
“ Filipus ona dedi;
- Bize Babayı göster, O bize yeter. İsa ona dedi;
- Bu kadar zamandır sizin ile beraberim de, beni tanıyamadın mı ey Filipus? Beni görmüş olan Babayı görmüş olur! Sen nasıl olur da Babayı bize göster diyorsun! Anlamıyor musun ki ben Babadayım, Baba da bendedir! Yuhanna 14/8
Ya Son Peygamber?
Bu Yazıyı Paylaşın | Bu yazıyı yazdırın | PDF olarak kaydedin