Gelecekte bir gün, güneş gerçekten batıdan doğacak mı?
Hem evet, hem hayır!
Batıdan doğacak olan güneşin, bildiğimiz güneş olduğunu düşünürseniz elbette hayır!
Dini din bilimiyle açıklayamadığı için astronomiye sarılanlara, kutupların ters yüz olacağını söyleyenlere boş verin. Gökyüzündeki güneşin batıdan doğması, ya dünyanın ya da güneşin tersine dönmesi demek olur ki, bana göre böyle düşünenlerin tersi dönmüş olmalıdır. Kuran’ın şu ayetinin onları doğru yöne çevireceğini zannederim.
“ Allah’ın adetinde herhangi bir değişiklik bulamazsın. Mülk 67/3”
Peki güneş batıdan nasıl doğacak?
Yoksa batıdan doğan güneş bilimsel gerçeği, batı da Haz. İsa’ya iman eden batı dünyasını mı anlatıyor? Öyle ya, hayat bilim ve teknoloji doğuda başlamıştı, şimdi batıda devam ediyor. Dünyanın gerçeğini anlamak için şimdi en çok onlar çalışıyorlar. Sakın kıyamet denen felaket batılıların bu işleri ile yaklaşıyor olmasın?
Bu çalışmayı bitirdikten iki yıl kadar sonraydı, Hulki Cevizoğlu’nun yönettiği bir tartışma programını izliyordum. Önemli konuklar vardı. Bir ara bir telefon, dışardan bir konuk. Diyordu ki;
- Sakın batıdan doğacak bu güneş, bilim ve teknoloji olmasın?
Birden sıçradım, bravo! Demek ki benim gibi düşünen başkaları da varmış ve program şimdi daha güzel olacak. Ancak umduğum gibi olmadı. Çok şaşırdım ama, konuşmacılar sanki duymamış gibi davrandılar. Ne kabul, ne ret, ne yorum. Önemli bir düşünce, önemli konukların arasında sessizce yok olup gitti. En azından şimdiye kadar duyduklarımızdan daha mantıklı değil miydi, neden susuyorlar?
Sakın bu kaderin esiri olan batılılara acımış olmasınlar?
Hayır, olamaz. Güneş batıdan doğmadan önce İsa yere inmiş, batılılar da Müslüman olmamış mıydı?
Konuklar haklı. Bu güneş ve batı meselesi biraz karışık gibi.
***
Yeri gelmişken, mucizeler bahsinde yakınlaşamadığım bir hadisi şimdi yorumlamak isterim. Bir hadiste, Peygamberin gökyüzündeki ayı ikiye ayırdığı, bunun çevresinde bulunanlar tarafından da görüldüğü anlatılır. 2
Gerçekte olay bu kadar karmaşık değildi. Peygamber bir gece çevresinde bulunanlara zamanın gelecekteki halini anlatmakta, “ Kıyamet yaklaştı ve ay yarıldı. Kamer 54/1” ayetinin tefsirini yapmaktadır. O kadar güzel anlatır ki, dinleyenler ay ile temsil edilen geçici dünya hâlinin bozulup parçalandığını ve ay takvimiyle takip ettikleri zamanın geleceğini görür gibi olurlar. Gördükleri, aynı zamanın iki farklı hâlidir. Fakat anlatabilecekleri insan sayısı o kadar azdır ki!
***
Son Peygamberin haber verdiği kıyamet alametlerinden bir diğeri zamanın hızlanmasıdır.
“ - Zaman yakınlaşmadıkça kıyamet kopmaz. Bu yakınlaşma öyle olur ki, bir yıl bir ay gibi, ay bir hafta gibi, hafta bir gün gibi, gün saat gibi, saat de bir çıra tutuşması gibi kısa olur.” 3
Yüzyılımızın en önemli bilim adamlarından Albert Einstein varken bu konuda yorum yapmak gereksizdir. Özellikle büyük şehirlerde ve bin bir telaş içinde yaşayan insanların bunu daha kolay anlayacaklarını sanırım.
***
Peygamberin haber verdiği kıyamet alametlerden bir başkası, toplumsal refahın yaygınlaşmasıdır. Şöyle diyordu,
“ Dostlarım! Zekat ve sadaka veriniz. Fakir ve muhtaç düşmüş insanlara yardım etmeye çalışınız. Zira malın çoğaldığı öyle bir zaman gelir ki, kişi sadakası elinde kapı kapı dolaşır da onu kabul edecek tek bir insan bile bulamaz. Hiç kimsenin hiçbir ihtiyacının kalmadığı bu bolluk günleri gelmedikçe de kıyamet kopmaz! Kardeşlerim! Şu halde, bir hurmanın yarısı ile bile olsa kendinizi cehennem ateşinden koruyunuz. Bunu da bulamayan, güler yüzle, güzel sözle korunsun.” 4
Bu Yazıyı Paylaşın | Bu yazıyı yazdırın | PDF olarak kaydedin