Mürit Kefer

Mürit Kefer’in Hatıra Defteri

Peygamberin tarif ettiği bu durumun yavaş yavaş yaklaştığını siz de hissediyor musunuz? İnsanlık için çalışan ve üreten bilim, çevre kirliliği ve nüfus artışı gibi bazı endişelere rağmen bunu gerçekleştirecek gibi görünüyor.
Aynı sözleri, Peygamberden bin yıl sonra yaşamış ünlü Fransız kahin Nostradamus’un da söylediğini biliyor muydunuz? Nostradamus bir kehaneti değil, her şeyin bollaşacağını anlatan eski bir bilgiyi anlatmaktadır.
“Güneş artık ışık vermeyince,
Gün ortası bir canavar belirecek.
Bu değişik şekillerde yorumlanacak,
Altını umursamıyor, hiçbir şey pahalı değil onun için.” 5
Öyle anlaşılıyor ki, doğudan gelen güneşin bir gün batacağını ve yerine batıdan yeni bir güneş doğacağını Nostradamus da bilmektedir.
Kehanetleriyle tanınan Nostradamus gerçekte bir doktordu. Yani bir bilim adamı. Buna rağmen, bunu gerçekleştirecek olan bilimi niçin bir canavar olarak tanımlıyor? Bunun nedenlerini Deccal söyleyecek.
***
Son Peygamberin bildirdiği kıyamet alametlerinden biri de emanetin kaybolmasıdır. Şöyle diyordu;
“ - Emanet kaybedilince kıyameti bekleyin. Emanet nasıl kaybolur diye sordular. İşler ehil olmayanlara teslim edilince, diye cevapladı.” 6
Bu ifadeyi anlamak güçtür. Madem ki kıyamete yakın herkesin her ihtiyacının karşılandığı bir bolluk yaşanacaktır, insanlığın ve bilimin bu gelişmesi işinde ustalaşmış insanların görevlendirilmesiyle olacak değil midir? İş ehlinin elindeyken her şey niye karmakarışık olacak olsun? Nedir bu kaybedilecek olan emanet?
Peygamber sırrının sahibi olarak tanınan Haz. Huzeyfe bu emanetin ne olduğunu şu cümlelerle açıklıyor;
“ Allah’ın Peygamberi bana iki şey haber verdi. Bunlardan birini gördüm, diğerini bekliyorum. Peygamber bana demişti ki, - Emanet insan kalbindeki bir ince iyilik duygusudur ki, iyi insanlar bunu önce gönüllerinde hissederler. Bu duygu belki küçük bir şeydir ama, onlar kitaplardan ve peygamberlerden öğrendikleri ile bu duygularını besleyip büyütürler. Kıyamete doğru ise, Allah bu duyguyu insanların kalbinden yavaş yavaş silip kaldırır. Öyle bir zaman gelir ki, artık insanlar arasında Allah hatırlanmaz, adı anılmaz olur.” 7
Öyle anlaşılıyor ki kaybedeceğimiz emanet, din dediğimiz Allah inancıdır. Onu bizden geri alacak olan da Allah yine kendisidir ve dünya işlerini dinle ilgisi olmayan birine verecektir. O kimdir acaba?
Burada durmak ve tekrar güneşe dönmek isterim.
Güneşin ne zaman batacağını hâlâ bilmiyorum ama, artık nasıl batacağını biliyorum.
Güneşin battığı yer, insanlığın Allah’ı terk ettiği bir yerdir. Televizyondaki konukların niçin sustuklarını şimdi daha iyi anlıyorum. Bunu kabul etmek, batıdaki toplumları imansızlıkla itham etmek olurdu. Çünkü güneşin batıp inancın gereksiz kaldığı yer, bir mekan değil bir zamandı ve ne zaman batacağını kimse bilemez.
***
Son Peygamberin kıyamet alâmetlerini bildirdiği konuşmalarından bir başkası da şuydu;
“ Ne zaman kim oldukları belirsiz deve çobanları yüksek bina kurmakta birbirleriyle yarışırlarsa, ve ne zaman satılmış cariye sahibini doğurursa, kıyamet alâmetleri görülmüş olur.” 8

Sayfalar: 1 2 3 4 5

Bu Yazıyı Paylaşın | Bu yazıyı yazdırın | PDF olarak kaydedin

Kapat
E-posta ile paylaş