- Bilmediğin şeyleri hep sormaz mıydın?
Haklı, sözlüğe uzandım.
Ruh; bir şeyin özü, esası demektir.
Bilimlerin babasının acı acı gülümsediğini hissediyorum,
- Bedeni saran şeffaf bir tül değilmiş öyle mi?
Sonra birdenbire sesi sertleşiyor;
- Saçmalama, varlığın esasını bilimden başka kim bilebilir ki!
***
Sözlükler Âraf kelimesini tepe, sırt olarak tarif ediyor. Bir şeyin yüksek yeri demek olan arf kökünden geldiği, bu nedenle Arapların atın yelesi veya horozun ibiği gibi şeylere de arf dedikleri ifade ediliyor. Sonra da Âraf kelimesinin Kuran’daki anlamı veriliyor, cennetle cehennem arası bir yer!
Cennetle cehennem arasında bir yer! Üstelik de yükseklerde, tepede. Ne demek bunlar?
Silik birkaç doğru yorum var ise de onları sonraya bırakıyor, sorularıma doğru cevap aramak üzere şimdi yeni sorular soruyorum.
Bugün olduğu gibi kıyamete kadar da hiçbir hadiseye doğrudan karışmayan Allah, o gün birdenbire niçin fikir değiştirir?
Madem o gün görünecektir, bugün niye saklanır?
Kıyamet gününü görecek olan insanlar bize benzerler mi?
Allah yeniden dirilteceği insanları öldürürken bu kadar korkutucu olmaya, dünyayı birbirine katmaya niçin gerek duyar?
Kızmayın, çünkü bunları doğruyu yanlıştan ayırabilmek için özellikle soruyorum! Soruyorum çünkü, bana göre bugün yaygın olan kıyamet anlayışımız çarpıktır.
Bir hadiste, Peygamberin kıyamete yakın yaşayacak olan insanların hayvan gibi olacaklarını söylediği rivayet edilir. Bu yüzden de bazıları, kıyamete yakın yaşayan insanların kendi yaptıklarından daha rezilce şeyler yapacaklarını zannederler. Zannederler ki Allah da buna çok kızar ve kainatı darmadağın edip herkesi öldürür, öfkesi geçince de herkesi diriltip hesap sorar.
Eğer siz de böyle düşünüyorsanız, tavsiye ederim düşüncenizi değiştirin. Çünkü Peygamber başka bir yerde bakın ne diyor;
“ İnsanlığın mahvolduğunu iddia eden birini duyarsanız, bilin ki asıl o kendisi mahvolmuştur.” 1
Hayvan, sadece kendi ihtiyaçları için yaşayan idraksiz canlı demektir ve Peygamber hayvan gibi deyimiyle, kıyamete yakın yaşayan insanların sadece kendi nefisleri için yaşayan insanlar olacaklarını anlatmaktadır. Ne günah ne sevap, tıpkı hayvanlar gibi.
Kuran, Âraf’taki bu kulların hâlini şöyle anlatır;
“ İki taraf arasında bir perde ve Ârâf’ta her iki tarafı simalarından tanıyan adamlar vardır. Cennetliklere, size selâm olsun! derler. Bunlar henüz cennete giremeyen, fakat cenneti uman kimselerdir. Araf 7/46 ”
Âraf’taki evlatlarımızın, hayvan gibi oldukları halde o gün hepimizi yakından tanıyacak kadar da üstün yetenekli olacakları anlaşılıyor.
Ama dur, sakın Kuran’a ters düşmüş olmayayım? Öyle ya, Kuran o günün denizlerin kaynayacağı, dağların pamuk gibi atılacağı bir dehşet günü olacağını söylemiyor mu? Öyle bir günde Araf’taki insanlar da ölüp yok olmazlar mı?
Bu Yazıyı Paylaşın | Bu yazıyı yazdırın | PDF olarak kaydedin