Eğer istiyorsanız bilmelisiniz ki gökten göğe yakışır nimetler, yerden de yere yakışır nimetler gönderilir. Yoksa siz yerden bitirilen soğan ve mercimeğin, yükseklerden gönderilen yüksek bir anlayıştan daha değerli olduğunu mu düşünüyorsunuz?
Eğer öyleyse, Son Peygamberin sofralarını da görmemişsiniz demektir. O bir sofrada yemek yedikten sonra şöyle dua edermiş,
“ Allah’ım bize verdiğin bu nimetler için şükrederiz. Bize bundan daha iyisini ver ve arttır.” 4
Yiyecekler için bir çok yerde,
“ Allah’ım Muhammet ve ailesine yetecek kadar ihsan et!” 5 dediğine göre, neyin arttırılmasını istediği anlaşılıyor,
“ Rabb’im ilmimi arttır! Taha 20/114”
Esasen Kuran’ın başka bir ayeti de sofra hakkındaki bu düşüncelerimizin doğru olduğunu anlatır gibidir.
“ Eğer onlar Tevrat’ı, İncil’i ve kendilerine indirilmiş olanı gerektiği şekilde uygulasalardı, onları hem gökten hem de yerden nasiplendirirdik. Maide 5/66”
***
Geldiğimiz bu noktada, Yusuf’la nişanlanan ve artık evlenme hazırlıkları içindeki Meryem’i seyredebiliriz.
Diğer gelin adaylarına pek benzemiyor. Heyecansız, telaşsız ve durgun. Ne taranıp süslendiği var, ne çeyiz topladığı. Sanki üç beş ay sonra evlenecek olan o değil. Ya Yusuf? Önceleri pek farkında değil, nişanlısı Meryem’e sokulmaya çalışıyor. Kaçamak bir bakış, kazara parmak ucuyla bir dokunuş! Ne o, niye hiç tepki vermiyor? Yoksa kendisini sevmiyor mu?
Bir bilse ki o Allah’tan başkasını görmüyor, göremiyor. Tüm varlığı Onun hayalleriyle dopdolu ve başkasına yer yok. Yusuf bir zaman sonra sıkılmaya başlıyor, yoksa Meryem hasta mı? Yoksa evlenmekten vazgeçse mi? Bu haldeki bir kadından nasıl eş olur ki! İncil onun bu sıkıntılarını şöyle anlatıyor,
“ Nişanlısı Yusuf iyi bir insandı. Onu âlemin önünde rezil etmeden gizlice ayrılmak niyetinde idi. Fakat sonra Rabb’in meleği ona rüyada görünüp şöyle dedi, - Ey Yusuf, Meryem’i kendine karı olarak almaktan korkma. Çünkü kendisinde beliren hal ruhülkudüstendir. Matta 1/19”
Yusuf’la evlenmek üzere olan Haz. Meryem’in anlayışını şimdi daha yakından tanımış olmalıyız.
Yusuf mu? Nitekim evlendiği gün korktuğu başına geldi. Meryem, görünen âlemle arasına bir perde çekmiş, ait olduğu âlemden inmiyor. İnemiyor!
“ Onlarla arasına bir perde çekmişti. Meryem 19/17”
Ve karşısında gördüğü insanın eşi olduğundan habersiz şöyle diyor,
“ Ben senden Rahmana sığınıyorum. Takva sahibi birisiysen Allah’tan kork. Meryem 19/18”
Yusuf’sa bu anlayışla sarhoş gibi olan eşini bakın nasıl teselli ediyor,
“ Ben sadece Rabb’inin elçisiyim. Sana tertemiz bir oğlan bağışlamak için buradayım. Meryem 19/19”
Kuran, Haz. Meryem’in Cebrail olarak gördüğü bu insanın gerçek bir insan, yani Yusuf olduğunu şöyle anlatır,
“ O onlarla arasına bir perde çekince biz de ona ruhumuzu göndermiştik de, o ona gerçek bir insan olarak görünmüştü. Meryem 19/17”
Yoksa siz Kuran’ın gerçek bir insan olduğunu söylediği o insanın gerçek olduğuna inanmıyor musunuz?
Yoksa siz o gerçek insanın Yusuf’tan başka biri mi olduğunu düşünüyorsunuz?
Yoksa siz Meryem hakkında kötü sözler mi söylemek istiyorsunuz?
Bu Yazıyı Paylaşın | Bu yazıyı yazdırın | PDF olarak kaydedin