Mürit Kefer

Mürit Kefer’in Hatıra Defteri

Yoksa siz melek kavramının bir görünmezlik anlayışı olduğunu hâlâ anlamıyor musunuz?
***
Sayın hakim! İzin verirseniz Kuran’dan yaptığım alıntılara devam etmek isterim.
“ Melekler şöyle demişlerdi, - Ey Meryem, Allah seni kendisinden bir kelimeyle müjdeliyor. Adı Meryem oğlu İsa Mesih’tir. Dünya ve ahrette şanı yücedir, Allah’a yakın olanlardandır. Beşikte ve büyüdüğünde insanlarla konuşacak, salihlerden olduğunu söyleyecektir.
Meryem dedi ki, - Rabb’im benim nasıl çocuğum olur? Bana hiçbir insan dokunmadı ki! Allah cevap verdi, - Allah dilediğini yaratır. Bir şeyi dilediğinde sadece ol der, o da hemen oluverir. Âli İmran 3/45-47”
Evet Allah dilediğini yaratır ama nasıl yaratır? Allah aynı Kuran’da her şeyi kendi kanunları içinde belli bir ölçüye göre yarattığını ve Allah’ın kanunlarında herhangi bir değişiklik bulamayacağımızı söylemiyor mu?
“ Yalanladılar, kendi heves ve kuruntularına uydular. Oysa ki her iş ve oluş belli bir ölçüye ve düzene bağlanmıştır. Kamer 54/3”
“ Yedi göğü birbiriyle uyum içinde yaratan Odur. Rahmanın yaratışında herhangi bir uyuşmazlık ve çelişki göremezsin. Bir kez daha bak! Herhangi bir çelişki görüyor musun? Mülk 67/3”
Düşünün bakalım, madem ki yaratılışta her iş bir ölçüye bağlanmıştır ve madem ki olaylar arasında herhangi bir çelişki yoktur, İsa’nın babasız doğması yaratılış kanunlarıyla çelişkili değil mi?
Hayır, lütfen aklı yok eden mucizelere geri dönmeyin. Biliyorsanız söyleyin, bilmiyorsanız bilmiyorum deyin ve durup dinleyin.
Evet, Allah ol deyince de hemen oluverir ama, Allah’ın hemen kavramıyla bizim hemen kavramımız bir midir? Allah, bizim bir günümüzün Allah katında elli bin yıl olduğunu söylemiyor mu?
“Melekler ve ruh, miktarı elli bin yıl olan bir günde yükselirler Ona. Mearic 70/4”
Hayır! Ayetleri Allah’ın yarattığı şu gerçek âlemden kopararak yorumlama hakkımız yoktur! Bakın Kuran, Haz. Meryem ve Haz. İsa hakkındaki bu çarpık anlayışımızı nasıl bir örnekle doğrultmaya çalışıyor,
“ Meryem oğlu İsa bir resulden başkası değildir. Annesi de doğru biriydi. İkisi de yemek yerlerdi. Bak, nasıl açıklıyoruz ayetleri. Maide 5/75”
Devamında ise bakın ne diyor,
“ Bunu sana hikmet dolu Kuran’ın ayetleriyle okuyoruz. Muhakkak ki Allah katında İsa’nın durumu, Âdem’in durumu gibidir. Allah onu topraktan yarattı ve insan ol dedi, artık o olur. Âli İmran 3/58-59”
Kuran’ın en büyük hikmeti gerçekleri anlatıyor olması değil midir? Eğer öyleyse, nedir İsa ile Âdem arasında saklanan bu hikmet?
İslam düşünürlerine göre bu hikmet, ikisinin de babasız yaratılmış olmalarıdır ve bana göre de bu tefsir doğrudur.
Tam bu sırada Hakim dayanamayıp araya giriyor;
- Evet ama, yanlış anlamadıysam ta başından beri İsa’nın gerçek bir babası olduğunu, hâttâ onun Yusuf olduğunu savunmuyor muydunuz?
- Çok doğru ve hâlâ aynı şeyi söylüyorum. Çünkü ayetin söz ettiği şey sadece bir durum benzerliğidir ve babalarla hiç ilgisi yok. Burada şaşkınlığa düşmemize neden olan şey konuyu bireyselleştirmemiz, insani ideallerden koparmamızdır.
Sayın hakim! Hemen ifade edeyim ki hiç bilinmeyen yeni şeyler söylüyor değilim. Bu tartışma bin dört yüz yıl önce Son Peygamberle Hıristiyanlar arasında da yapılmıştır ve ispatı Kuran ve hadislerdedir. Delil olarak bunun da kayıtlara geçmesini talep ediyorum.
“ Necran, Mekke’ye yedi konak mesafede, aralarında Yahudilerin de bulunduğu büyük bir Hıristiyan şehridir. Şehrin kralı Ebu Nüvâs Yahudi idi. Önce Hıristiyanları Yahudiliğe davet etti. Kabul etmemeleri üzerine de, Buruc suresinin başında ifade edildiği gibi içinde ateş yanan uzun hendeklerde Hıristiyan halkı yaktı.

Sayfalar: 1 2 3 4 5 6 7

Bu Yazıyı Paylaşın | Bu yazıyı yazdırın | PDF olarak kaydedin

Kapat
E-posta ile paylaş