Mürit Kefer

Mürit Kefer’in Hatıra Defteri

Bu devin öyle ayakları var ki, günde binlerce kilometre koşabilir.
Bu devin öyle kanatları var ki, bulutların üzerinde, kuşların çıkamadığı yüksekliklerde uçabilir.
Bu devin öyle yüzgeçleri var ki, su altında balıklardan daha iyi yüzebilir.
Bu devin öyle gözleri ve öyle kulakları var ki, görülmeyenleri görür, başka bir dünyada konuşulanları işitir.
Bu dev o kadar güçlüdür ki, dağları delip geçer ve dolu dizgin akan nehirleri durdurur.
Bu dev, yer yüzünü istediği gibi değiştirir. Ormanlar diker, denizleri birleştirir, çölleri sular.
Kimdir bu dev?
Bu dev insandır.
İnsan bir Devdir! ” 6
Aklî bir yolculuk ve çok hızlı bir taşıyıcı!
Haz. Cebrail hakkındaki anlayışım doğruydu. Bir kere daha anlıyorum ki Cebrail insanlığın aklı, Burak benim kendi aklımdır ve hepimizin bir Burak’ı vardır.
Ya Burak’la gittiğimiz yol?
Kuran’a göre Peygamberin gittiği yol miraçtır ve miracın yolu ne hikmetse önce Kudüs’ten geçmektedir.
“ Bir gece kulunu, âyetlerimizden bir kısmını gösterelim diye Mescid-i Harâm’dan, çevresini mübarek kıldığımız Mescid-i Aksâ’ya götüren Allah noksan sıfatlardan münezzehtir; O, gerçekten işitendir, görendir. İsra 17/1”
Allah Peygamberini niçin doğrudan huzuruna almamış da, önce Kudüs’e göndermiştir? Orada Peygambere hangi ayetleri göstermek istemiş olabilir?
Göstermek istediği ayetler, İbrahim, İshak, Yakup, Yusuf, Eyüp, Lût, Nuh, Hud, Salih, Şuayb, Üzeyir, İdris, Davud, Süleyman, Musa ve İsa gibi ayetler olabilir mi?
Olabilir. Çünkü Kudüs’te peygamberler tarihi, peygamberler tarihinde ise akıl ve bilgi saklanmaktadır. Anlaşılıyor ki miracın giriş kapısı akıl, bilgi ve düşünce ile açılmaktadır. Bizim akıl Buraklarımız da önce Kudüs’e uğramalı, Allah’ın söz ettiği ayetleri bizler de görebilmeliyiz.
Kendi aklımızın Sidret’ül münteha’ya çıkmaya, sonsuzluğu anlamaya gücü yetmeyebilir. Son Peygamber yolun bundan sonrası için kimden yardım isteyebileceğimizi bilmektedir. Cebrail, yani büyük insanlık aklı!
Kuran’ın kastettiği bu ayetlerin, önceki peygamberlerin miras bıraktıkları bu büyük bilgi olduğuna eminim. Bakın Peygamberin dostlarından biri neler anlatıyor;
“Peygamber bize, bazen sabah oluncaya kadar İsrail oğullarına ait hikayeler anlatırdı.” 7
Sevgili dostu Ebu Zerr’e ise şu tavsiyede bulunmaktadır;
“ Ey Ebu Zerr! Allah’ın kitabından bir ayet öğrenmen, yüz rekat namaz kılmandan daha hayırlıdır. Keza gidip ilimden bir konu öğrenmen, senin için bin rekat namaz kılmandan daha hayırlıdır.” 8
Öğrencilerinden ve İslam’ın en büyük öğretmenlerinden Abdullah bin Abbas, ondan aldığı bu öğretiyi şu cümlelerle aktarmaktadır,
“ Bir saatlik tefekkür, bir gece boyu ibadetten daha hayırlıdır.” 9
***
Ya sonsuzluğun ötesindeki aşk Refrefi? Doğrusu ben bilmiyorum. Belki Dede bilir, kim bilir belki siz de biliyorsunuzdur. Ancak haddim olmayarak şu kadarını söylemek isterim ki Kuran’ın,
“ İki yay arası kadar, hâttâ daha da yakın oldu. Necm 53/9” ayeti yanlış anlaşılmakta, Allah ile kulunun arası santimle ölçülmek suretiyle açılmaktadır.
Tarihe, kültüre ve bilime kulak verilseydi, bu iki yay ile insandaki iki kaşın, iki kaş arası ile de anlayışın anlatıldığı görülürdü. Bu anlayışın işareti, Hintlilerin iki kaşı arasındaki üçüncü gözde apaçık görünmekte değil mi?

Sayfalar: 1 2 3 4 5 6

Bu Yazıyı Paylaşın | Bu yazıyı yazdırın | PDF olarak kaydedin

Kapat
E-posta ile paylaş