Mürit Kefer

Mürit Kefer’in Hatıra Defteri

“ O da bazı ashabına, - Haydi gidelim de, Cabir için Yahudiden borcun geciktirilmesini isteyelim, buyurdu. Ve Peygamberle arkadaşları hurmalığıma geldiler.”
Şimdi aynı hurma mucizesini bir de ben anlatacağım. Bakın bakalım Cabirin anlattığına benziyor mu?
***
27 Mart 625. Uhud muharebesi. Bin kişilik Müslüman ordu, üç bin kişilik Mekke ordusu ile çarpışmaktadır. Cabirin babası Abdullah bin Amr bin Haram vurulur ve şehit düşer. Bu muharebede Cabir de babasının yanındadır. Bir yıl önceki Bedir savaşında bulunup bulunmadığı tartışma konusu yapıldığına göre, o tarihte on altı on yedi yaşları arasında bir delikanlı olmalıdır. O günü kendisi anlatıyor,
“ Babam Uhud’da şehit edildiğinde ağlayarak üzerinden elbisesini çıkarıyordum. Peygamber suskun, diğerleri ağlama diyorlardı. Sonra halam Fatma da ağlamaya başladı. Peygamber halamı teselli ederek şöyle dedi, - Ey Fatma! Siz ona ağlasanız da ağlamasanız da, siz şehidi kaldırana kadar melekler onun üzerine toplanıp kanatlarıyla gölgelendirdiler. Sonra bana döndü,
- Ey Câbir! Allah baban için ne söyledi, sana haber vereyim mi? buyurdular.
- Evet! Ey Allah’ın Resûlü, dedim. Bunun üzerine Peygamber açıkladı,
- Allah her kimle konuştu ise mutlaka perde gerisinden konuştuğu halde babanla yüz yüze konuştu ve, ey kulum benden ne dilersen dile, dilediğini sana vereyim, dedi. O da, ey Rabb’im beni bir kere daha yaşat, senin yolunda ikinci kere öleyim! dedi. Rab Teâla Hazretleri de, hükmü önce verdim, (Ölenler artık dünyaya bir daha dönmeyecekler) buyurdular. Baban da, ey Rabb’im, öyleyse benim durumumu arkamda kalanlara ulaştır! dedi. Şu ayet babanın arzusu üzerine indirildi. ( Allah yolunda şehit edilenleri ölü sanma. Onlar Rablerinin katında hayat sahibidirler ve Onun nimetleriyle rızıklanırlar. Al-i İmran 3/169) 14
Savaş sona erince Medine’ye geri dönerler. Babasından geriye, Medine’nin dış mahallelerinden Seleme oğulları yurdunda bir ev, Rume kuyusu yolunda bir hurma bahçesi, altı küçük kız kardeş ve oldukça yüklü bir borç kalmıştır. Otuz vesk, yani altı ton hurma bedeli kadar bir borç. Anlatılanlarda Cabirin annesinden hiç söz edilmediğine göre, daha önce vefat ettiği veya ayrıldığı düşünülebilir. Ve Cabir artık, muhtemelen kimi üç beş, kimi sekiz on yaşındaki altı kız kardeşine hem analık hem babalık etmek durumundadır. Aradan dört beş ay geçer. Cabir henüz kendine gelmemiştir ki hurma mevsimi gelir. Hurma mevsimiyle birlikte de borcun vadesi. Alacaklılardan en önemlisi Yahudi tüccar Ebu’ş Şahm önce haber gönderir, borcun ödenmesi gecikince de bizzat kendi gelip sıkıştırır.
Cabir biraz şaşkın, biraz korkmuş, ne yapacağını bilemez. Hurmalar ve develerle ilgili ayak işlerini bilir ama, borç alacak, kâr zarar, hesap kitap onun için henüz çok yabancı konulardır. Ebu’ş Şahm ise işinin ustasıdır ve Cabirin korkup şaşırdığını anlamıştır. Tavrını daha da sertleştirir.
Cabirin hurmadan başka verebileceği bir şey yoktur ve yalvarmaktadır. Esasen borcun büyüklüğü karşısında hurma bahçesi de gözünde gittikçe küçülmeye başlamıştır. Acaba tüm borçları ödemeye yeter mi? Ne mümkün! Borç ne kadar büyük ve aksine hurma ne kadar değersizdir!
Ancak Ebu’ş Şahm bahçedeki hurmayı diğer alacaklılarla paylaşmak niyetinde değildir, reddeder. Cabir artık bahçedeki hurmanın borcunu ödemeye yetmediğine öylesine emindir ki, kalanın seneye bırakılmasını rica etmeye başlamıştır. İşte o günlerde Peygambere gider, tek isteği borçlarının ertelenmesine aracılık etmesidir.
Son Peygamber ise aklın zirvesinde ve o günlerde elli beş yaşındadır. Maune katliamında öldürülen arkadaşlarının üzüntüsü içinde ve Yahudi Nadir oğullarına sefer hazırlıkları ile meşgul olmasına rağmen Cabirle ilgilenir. Gitmesini, kendisinin yarın geleceğini söyler. Önce durum değerlendirmesi yapmak istemektedir. O gün akşam, başta Ömer olmak üzere birkaç arkadaşı ile görüşüp en kötü durumda neler yapılabileceğini tespit eder. Ve ertesi sabah Ömer ve birkaç kişi daha beraberinde olarak bahçeye gider. Cabirin şaşkın bakışları arasında

Sayfalar: 1 2 3 4 5 6 7 8 9 10 11 12 13

Bu Yazıyı Paylaşın | Bu yazıyı yazdırın | PDF olarak kaydedin

Kapat
E-posta ile paylaş