Nas suresi Kuran’ın son suresidir. Peki bu güzel tefsirle bitti mi? Hayır! Biliyorum denizler mürekkep olsa O bitmez. Şu halde başa dönmeliyim ve ilk sure Bakara. Önceleri bilmezdim, Bakara inek demekmiş. Son Kutsal Kitap ve inek! Kuran’ı bizzat Peygamberin kendisinin düzenlediğini bilmesem soracağım, başka isim bulamadınız mı?
Az sonra 67. ayeti okurken durakladım, işte bir inek daha! İyi de ne var bunda?
Daha ne olsun, bu inek benim mucizeler bahsinde anlamayıp es geçtiğim inek değil mi? Evet, bu inek o inek ve işte ayetleri!
“ Ve Musa kavmine dedi ki, - Allah size bir inek kesmenizi emrediyor. Dediler ki, - Sen bizimle alay mı ediyorsun? Dedi ki, - Cahillerden biri olmaktan Allah’a sığınırım.
Şöyle dediler, - Sor Rabb’ine bizim için, açıklasın bize neymiş o? Cevap verdi, - O diyor ki, söz ettiğim ne yaşlıdır ne körpe, ikisi arası bir inektir. Hadi size emredileni yapın.
Şöyle dediler, - Sor Rabb’ine bizim için, neymiş onun rengi açıklasın bize. Cevap verdi, - O diyor ki, söz ettiğim sarı, rengi parlak bir inektir. Seyredenlere mutluluk verir.
Şöyle dediler, - Dua et Rabb’ine, açıklasın bize neymiş o? Çünkü bu inek bizim gözümüzde başkalarıyla karıştı. Ve biz Allah dilerse, elbette doğruya ve güzele ulaştırılacağız.
Cevap verdi Musa, - Allah diyor ki, söz ettiğim boyunduruk yememiş bir inektir, toprağı sürmez, ekini sulamaz. Salma hayvandır, alaca yoktur onda. Dediler ki, - İşte şimdi gerçeği getirdin! Ve ardından onu boğazladılar. Az kalsın yapmayacaklardı.
Siz bir adam öldürmüştünüz de, onunla ilgili olarak çekişip duruyordunuz. Oysa ki Allah sizin sakladıklarınızı ortaya çıkaracaktı.
Şöyle dedik, - Kesilen ineğin bir parçasıyla öldürülen adama vurun. İşte böyle diriltir Allah ölüleri. Size ayetlerini gösteriyor ki, aklınızı işletebilesiniz. Bakara 2/ 67”
Aklım mucizelerde, Haz. Cabir’de, hurma dallarında geziniyor. Yoksa mucizeler hakkındaki düşüncelerim yanlış mıydı? İyi ama İsmet amca ve daha birçok kimse de benim gibi düşünmüyor mu! Daha doğrusu ben de onlar gibi düşünmüyor muyum?
Fakat baksana, işte bir mucize ve inanmaktan başka çare yok! Hayır hayır, olamaz! Yine aynı Kuran,
“Allah’ın yaratışında değişiklik bulamazsın. Ahzab 62, Fatır43, Feth23” der ve yaratılışın tabii kanunlarında böyle bir olaya yer yoktur. Şu halde benim bilmediğim başka bir açıklaması olmalı.
Yoksa birkaç gündür beni rahatsız eden duygu bu muydu? İyi de antik Mısırın inekle ne ilgisi var?
Ne ilgisi mi var? İnek, boğa, öküz hep aynı şey değil mi? Kurban kesmek dirilişi bilmek, kendi nefsimizin önüne geçmek değil mi?
Birden kitap elimden düşer gibi oldu. Anladım! Tabii ya, zaten başka ne olabilirdi ki! Bir hafta önce rahmetli Vahdettin amcanın yanında düştüğüm gibi bir şaşkınlık daha yaşıyorum.
Evet, Haz. Musa’nın kesmemizi emrettiği o inek, kendi nefsimizdir ve şimdi ayetleri açıyoruz;
Kavmin yaşlıları Allah’ın istediği bu kurbanın nasıl bir kurban olduğunu bilmektedirler, ancak bir kere de Musa’nın ağzından duymak isterler. Musa hakkında şüpheleri vardır. Acaba gerçekten peygamber mi, gerçeği biliyor mu? Haz. Musa ise ne söylediğinin farkındadır ve açıklar.
Ne yaşlıdır ne körpe, ikisi arası bir inektir. Nefis dediğimiz şey de öyle değil midir? Yaşlısı genci hep aynı değil mi?
Parlak sarı renkli, seyredenleri mutlu eden bir inek. Renklerin dilinde sarı kıskançlık ve bencillik değil mi? Her istediğimizin yerine gelmesi bizi mutlu etmiyor mu?
Ayetin sonraki açıklamaları daha da açık. Boyunduruk yememiş, toprak sürmemiş, ekin sulamamış. Kısacası o bir inek değil, başka bir şey! Ya ne? Dilediğince davranan bir benlik, adeta salma hayvan!
Ya dirilen ölü? Ölüye vurulan inek parçası?
Bu Yazıyı Paylaşın | Bu yazıyı yazdırın | PDF olarak kaydedin