Mürit Kefer

Mürit Kefer’in Hatıra Defteri

Artık bunda şaşıracak bir taraf kalmamıştır. Nefis olarak diri, anlayış olarak ölü kardeşlerimizi diriltmenin tek çaresi onları eğitmektir. Ve bu eğitim, kendi ölü nefislerimizle kızmadan ve övünmeden yapacağımız bir eğitim olmalıdır.Ölüleri dirilten Haz. İsa’nın bunu nasıl başardığını şimdi anladım.
Milyonlarca Hintli bu ineği niye kutsallaştırıyor diye yıllardır merak ederdim. Yine anladım ki, o inek bizim benliğimizdir ve insanın dört temel esasından biridir.
Matadorların boğalarla niye güreştiğini de anladım. Anladım ki insan aklın, boğa nefsin timsalidir ve aklın nefse galebesinin oyunu oynanıyor. Bari boğanın ölümüne değseydi, öyle değil mi?
***
Şimdi sizinle birlikte beş bin yıl önceye gidecek ve antik Mısırdaki Mürit Kefer’i biraz daha yakından tanımaya çalışacağız. Öyle sanırım ki şu anda anlamaya çalıştığımız inekle çok yakın bir ilgisi var.
Ancak antik Mısırı anlamaya çalışırken, şu gerçeği gözden uzak tutmamanız gerektiğini hatırlatmak isterim. Yazı, beş bin yıl önceki Mısırda bulunmuştu ve henüz yeni kullanılmaktaydı. Okuma yazmayı sadece firavunlar, Amon rahipleri, yazıcılar ve üst düzey devlet görevlileri bilirlerdi. Ya halk? Sahip olunan bilgi onlara nasıl aktarılacak, nasıl yaygınlaştırılacak? Bu nedenledir ki, halkın çok eskilerden beri bildiği semboller anlatımı antik Mısır kültüründe çok önemli bir yer tutar.
Mürit Kefer bildiğimiz bokböceğidir ve Mısırda sık kullanılan en önemli dini sembollerden biridir. Görmüşseniz bilirsiniz, hayvan pisliklerden kendi kadar toplar yaparak yuvarlayan küçük kara bir böcek. Küçükken köylerde görmüştüm. Ben onları uçarken gördüğümü hiç hatırlamıyorum ama, meğer çok seyrek kullandığı iki kanadı varmış. Mısırlılar onu önemli bir dini sembol sayarlarmış ve taştan bir Kefer kabartmasının altına şöyle yazmışlar,
“ Ben Kefer, mürit. Kanatlarımı açınca uçacağım.”
Peygamberlerin dünyayı pis bir çöplüğe benzettiklerini hatırlayacak olursanız, Mısırlıların ne demek istediklerini hemen anlarsınız. Kefer’in topladığı yuvarlak pislik topu dünyadan başka bir şey değildir ve bokböceği Kefer, gerçekte dünya ile uğraşan bir insandır. Kefer’in hiçbir işe yaramayan o pis topu bırakıp gittiği gibi, bir gün insan da dünyayı bırakıp gitmiyor mu?
Osiris, yani kamil insan olmak isteyen Kefer uçmak için kanatlarını açmak zorundadır. Ama o kadar da zor ki! Hem kanatları zayıf, hem de hiçbir işe yaramayan o pis topa delicesine âşık. İşte kutsal Amon rahiplerinin Kefer’e ilk öğretisi;
Önce kanatlarını aç, sonra dünyayı terk et!
Kim ölmeden dünyayı terk edebilir? Öğreti semboliktir. Amon rahiplerinin istediği boğayı kesmemiz, yani nefsimizin önüne geçmemizdir. Kanatları açıp uçmak mı? Hayır, atıp tutanlara, uçan evliya hikayelerine aldırmayın. Uçmak gerçeğe ulaşmak demektir. Ra gerçeğiyse daima iki haldedir. Amon ve Aton, Rahman ve Rahim, Bâtın ve Zahir, geçmiş ve gelecek, sıcak ve soğuk, iyi ve kötü, erkek ve dişi, sonu yoktur!
Kefer, ancak yaratılıştaki bu anlaşılmaz dengeyi anladığı zaman gerçeğe ulaşabilecektir. Sadece bilim veya sadece din ile gerçeğe ulaşabileceğini zanneden tüm Kefer’ler hayal âlemindedir. Gerçekte hâlâ o pis topun üstündedirler. Kah bir tarafında, kah öbür tarafında, yuvarlanır dururlar.
Sahi, yeri gelmişken sorayım. Söz ettiğimiz bu küçük bokböceğini Son Peygamberin de tanıdığını ve ondan söz ettiğini hiç duymuş muydunuz?
“ Allah bencilliği ve büyüklenmeyi yasaklamıştır. İyi insanlar mütevazı ve yardımsever, kötü insanlar da bencil ve zalimdir. Sizler hepiniz Adem’in çocuklarısınız, Ademse topraktandır. Şimdi birileri ya cehennemlik ataları ile övünmekten vazgeçer, ya da burnuyla hayvan pisliği itip duran bokböceğinden daha aşağı olurlar.” 2
***
Tutankhamon’un hazineleri ve Miraçta bir imam arasında gidip gelirken, farkında değilim iki ay geçmiş. Bu çalışmayı topladığım sırada kurban bayramı gelip çattı. Salih ağabey tanıdığı bir kasabın bahçesinde inek kesecekmiş ve bana da kurbana katılmamı teklif ediyor. Bugüne kadar hiç inek kesmemiştim, memnuniyetle kabul ettim. Ama ben hayvandan anlamam, kendisi seçecek ve bu gün Arife. Allah kabul etsin, yarın birlikte keseceğimiz bu inek inşallah parlak ve sarı renkli olur.

Sayfalar: 1 2 3 4 5 6

Bu Yazıyı Paylaşın | Bu yazıyı yazdırın | PDF olarak kaydedin

Kapat
E-posta ile paylaş