Mürit Kefer

Mürit Kefer’in Hatıra Defteri

Peki Haz. İbrahim böyle bir rüya görmedi mi? Görmez olur mu! Büyükbaba insanlığın yaşamakta olduğu büyük bir trajediyi seyretmekte ve gördükleri gece rüyalarına bile girmektedir. Üstelik bu rüyanın üç beş gece değil yıllarca sürdüğü, ayetin; “ Çocuk onunla birlikte koşacak yaşa gelince İbrahim dedi ki,” ifadesinden de belli olmuyor mu?
Haz. İbrahim’in büyük rüyası gerçekte büyük bir rüyetti. İnsanlık inancı, çocuklarını öldürmek pahasına büyük bir ölüm oyunu oynuyor ve bunu kutsallığına inanarak yapıyordu. İbrahim’se bunun nedenlerini biliyor, yaşanan bu korkunç gerçeği yalan bir rüyaya çevirmek istiyordu.
Şimdi çoğumuz unutmuşuzdur ama, Haz. İbrahim’in ne bildiğini ve ne yapmak istediğini meğer Son Peygamber de biliyormuş ve kurban işinin iç yüzünü şöyle açıklıyor;
“ Kıyamet günü cennetlikler ve cehennemlikler belli olduktan sonra, ölüm alacalı bir koç suretinde getirilecek. Bir ses;
- Ey cennet halkı! diyerek seslenecek. Cennetlikler bakacaklar, sesin sahibi soracak;
- Bunu bilir misiniz?
- Evet biliriz, bu ölümdür.
Sonra sesin sahibi yine seslenir;
- Ey cehennem halkı!
Cehennemlikler bakacaklar, sesin sahibi yine soracak;
- Bunu bilir misiniz?
- Evet biliriz, bu ölümdür.
Sonra koç suretindeki ölüm cennetle cehennem arasında boğazlanıp öldürülür ve ses her iki tarafa şöyle seslenir;
- Ey cennet halkı! Artık size ölüm yoktur, ebediyen yaşayacaksınız. Ey Cehennem halkı artık size de ölüm yoktur, siz de ebediyen yaşayacaksınız.
Ve cehennemlikler derin bir hüzün içindeyken, sesin sahibi Kuran’ın şu ayetini okur;
(Ey Elçi! Sen onları ah çekecekleri pişmanlık günü gelmeden önce uyar. Meryem 19/39 ).” 16
Eski kültürlerde, küçücük çocukların neden boğazlanarak öldürüldüğünü şimdi anlıyorum. Meğer zavallılar bunu ölümsüzlük inancını yaşatmak üzere yapıyorlarmış.
Haz. İbrahim’in bizi bu kör karanlıkların içinden ustaca nasıl çekip çıkardığını görüyor musunuz? Esasen Allah’ın kendisini anmamız için bıraktırdığı ona yakışan bir hatıra, apaçık bir imtihan, başka ne olabilirdi ki?
***
Olaylar çok anlayışlar sınırsız olunca, sorular da bitmez tükenmez olur. İşte onlardan sık sorulan biri daha!
Eğer böyle ise Haz. İbrahim niçin çocuğun korkacağını düşünmemiş, niçin gerçekten kesecekmiş gibi davranmıştır?
Çocuğun babasının gerçek niyetinden habersiz olduğunu ve korktuğunu kim iddia ediyor? Yoksa böyle düşünenler Kuran’a değil de, ballandıra ballandıra bıçağın nasıl bilenip boğaza dayandığını anlatan anlayış fakiri vaizlere mi inanıyor? Görmediniz mi Kuran ne diyor,
- Ey oğlum, rüyamda seni kestiğimi görüyorum. Sen bu işe ne dersin?
Müslümanlar! Siz bu işe ne dersiniz?
Bırakın herhangi bir konuda çocuğunun düşüncesini almayı, bırakın şeker alıp sevindirmeyi, çocuğunun başını okşamayı bile çok gören bir anlayıştan Kuran’ı ve Haz. İbrahim’i anlaması beklenebilir mi?

Sayfalar: 1 2 3 4 5 6 7 8 9 10 11

Bu Yazıyı Paylaşın | Bu yazıyı yazdırın | PDF olarak kaydedin

Kapat
E-posta ile paylaş