Mürit Kefer

Mürit Kefer’in Hatıra Defteri

Tecrid-i Sarih’in kılavuz kitabını açıyorum. Konu; Şeytanın aldatması, yok. Konu; Necm suresi tefsiri, yok. Konu; İsra suresi tefsiri, yok. Hacc suresi tefsiri, yok. Peygamberlerin yanılması, yok. Lat, yok. Menat, yok. Uzza, yok. Putlar, yok. Hay Allah, yoruldum mu yoksa? Biraz da isimlere bakayım.
Ümeyye, yok. Utbe, yok. Taberi, yok. Neyse ki artık bilgisayar çağındayız ve 7500 hadis içeren zengin bir hadis programım var. Basıyorum tuşa! Turna, yok. Lat, Menat, Uzza yok. Şefaat, yok. Üçüncü, yok. Yavaş yavaş içim sıkılmaya başlıyor.
Neden, niçin?
Biliyorum, Dede bu kadar şüpheci olmamdan pek hoşlanmıyor ama bilinmezleri çözmenin başka bir yolu da yok gibi. Çare yok soracağım, neden, niçin?
Ve nihayet nedenini Peygamberlerin yanılması hakkında verilen bir açıklamada buluyorum. Son Peygamberin içine düştüğü bu yanılgıdan hiç söz etmeyen açıklama, bakın nelerden söz ediyor,
“ Peygamberlerin gizli veya açık küfürden uzak olduklarında şüphe yoktur. Bir peygamberin yalancılığına ihtimal vermek, mucizevi ve insan üstü bir kavram olan peygamberlikten şüphe etmek demektir. Bu nedenle ilim ehli arasında, peygamberlerin kasten ve bilerek yalan söylemeyecekleri konusunda görüş birliği vardır. Ancak, peygamberlerin kazara da olsa hiç hata yapmayacakları konusunda görüş birliği yoktur. Alimlerin çoğu, peygamberlerin bilerek veya bilmeyerek hiç yalan söylemeyeceklerini kabul ederken, bazıları farkında olmadan hata yapabileceklerini, bunun peygamberlik kavramına herhangi bir gölge düşürmeyeceğini savunmuşlardır. Bu görüşü savunanlar, bir peygamberin henüz peygamber olmadığı ve mucizeler göstermediği önceki gençlik yıllarında da hata yapmış olabileceğini, bunun çok tabii olduğunu kabul ederler.
Celaleddin Devvanî, biraz uzamış olan bu açıklamalarımızı özetleyerek, - Alimlere ve hadis uzmanlarına göre, peygamberler elçilik görevine başladıktan sonra bilerek veya bilmeyerek büyük günahların hepsinden uzaktırlar. Bilerek küçük günahları da işlemezler. Bu nedenle, peygamberlerin yalan söylediğine veya dünyalık sebeplerle kötülük yaptıklarına dair bir haber anlatılacak olursa, eğer bir kişi tarafından söyleniyorsa yalan, birkaç kişi tarafından söyleniyorsa iyi anlaşılamamış olduğuna hükmedilir, diyor.
Malumdur ki Sâdi de bir beytinde, hayra sebep olan bir yalanın, karışıklığa ve kötülüğe sebep olan bir doğrudan daha iyi olduğunu söylemektedir.” 3
Size de Müslümanlar sanki bir şey saklıyorlarmış gibi geldi mi? Yukarıdaki cümleler açıklamadan çok, saklanan şeytan ayetlerinin gizli bir savunması gibi görünüyor. Eğer öyleyse, bu çabayı yeterince samimi ve inandırıcı bulmadığımı söyleyebilirim. Çünkü Peygamber bizzat kendisi bile bazen hata yapabileceğini kabul etmekte ve şöyle dua etmektedir,
“Allah’ım! Önden gönderdiğim ve arkada bıraktığım hatalarımı affet. Gizli işlediğim, aleni yaptığım, benim bilmediğim ve senin daha iyi bildiğin hatalarımı da affet.” 4
Hem üstelik, vahiy kavramı hakkında şüpheye düşüp saklamamıza neden olan böyle bir hatırayı Peygamberin dostları niçin saklamıyorlar? Bizim bile fark edip şüphe ettiğimiz bir olaydan, nasıl oluyor da o günkü Müslümanlar hiç şüphelenmiyorlar?
Bizim kadar akıllı mı değillerdi, yoksa görmezden mi geldiler? Yoksa bugün bizde mi görmezden geliyoruz? Peki ama gerçek nerede?
Sakın Celaleddin Devvanî’nin açıklamasında saklanıyor olmasın?
“ Peygamberler hakkında kötü bir haber duyarsanız, bilin ki bir kişi söylüyorsa yalan, birkaç kişi söylüyorsa yanlış anlaşılmadır.”
Henüz emin değilim ama, Kuran’ın;
“ Şayet seni sağlamlaştırmamış olsaydık, ant olsun onlara meylediverecektin.” ve,
“ Şeytanın bu attığı, gönülleri katılaşanlar için bir fitnedir. Zalimler geri dönülmez bir ayrılık içindedir.” ayeti ile ne anlatmak istediğini galiba hissediyorum.
***
Sözün burasında, “Kuran’ı, hadisleri, kısacası dini bilimle bağdaştırma çabaları da boşuna bir çabadır.” diyen sayın Turan Dursun’u rahmetle anmak isterim. Birkaç eksik alıntı ve birkaç lüzumsuz söz dışında, sadece gerçeği dile getiren “Din bu” isimli eserinden çok yararlandığımı itiraf etmeliyim.

Sayfalar: 1 2 3 4 5

Bu Yazıyı Paylaşın | Bu yazıyı yazdırın | PDF olarak kaydedin

Kapat
E-posta ile paylaş