Mürit Kefer

Mürit Kefer’in Hatıra Defteri

Kendisini hiç tanımadım ama kitabından öğrendim ki konularında uzman eski bir müftü, insanları seven ve gerçeğe tutkun bir düşünür. Bakmış ki kendisine öğretilenlerin bir anlamı yok ve başkalarına da aynı anlamsız şeyleri öğretmesi isteniyor, itiraz etmiş. Doğru bildiği şeyleri yapmak istemiş. Örneğin, cami bahçelerini park haline getirmek, müftülük lojmanı yerine hastane yapımına ön ayak olmak, imamlar için yetiştirme kursları açmak, Atatürk’ü sevmek, vs. Sonuç; İçkicidir, kumar oynar, sosyalisttir, komünisttir! Ve yıllar yılı tayinler, sürgünler. Ya sonra? Sonrasını kendisi anlatıyor,
“ Benim sol dünya görüşü ile tanışmam Sinop’un Türkeli ilçesinde oldu. Bir öğretmen, Ali Şarapçı adında. Ben maaşım yetmediği için kentin çok uzağında bir kulübeciği kiralamıştım. Orada yaşıyordum. Çok berbat bir durumdaydım. O Ali Şarapçı, öğretmen, karnı burnunda hamile karısıyla gelip yardım etmişti. Onarılacak yerleri onarmış, badana yapılacak yerlere badana yapmıştı. Onun için de komünist diyorlardı. Ben de diyordum ki ; ne kadar iyi bir adam, keşke komünist olmasaydı! Sonra bir gün dedim ki ; Yahu bana da hep komünist diyorlar, şu komünist kitaplar nedir ver bir göreyim. Okudum. Kafalarda oluşturulan şeylerin tersine, bir takım şeyler buldum. Bilinmesi gereken şeyler buldum. Sonra bir inanç sarsılması oldu bende. Benim bu inanç sarsıntısı ile müftülükte kalmam olmaz. Yani mümkün değil. Şimdi halka, insanlara ne söyleyebilirim! Geliyorlar önüme, saygı gösteriyorlar. Bu beni çok incitiyordu.” 5
O insanları çok sevdiği halde, dinin “şeriat” dediği anlayışı tanıyıp sevemedi ve 1990 yılında kurşunlanarak öldürüldü.
Arkasında bir şiir bırakmış, diyor ki;
“ Ölürsem,
O zaman anlarsın.
Ölünce biri,
Pazar, kışın,
İki yüz olur hemen yüzler Hemen!
Dersin, neymiş meğer!
Ben de ölürsem eğer
Ey aydın cemaat!
Lütfen öldürme beni,
Lütfen! ”
Bu şiirin bilim ve gerçek adına yapılmış bir vasiyet olduğunu anlamışsınızdır. Gerçi vasiyet aydınlaradır ve benim öyle bir iddiam yoktur ama, toplumsal olarak hepimizin birbirimiz üzerinde hakkımız olduğuna inandığımdan, kendisiyle helalleşmek isterdim.
Turan Dursun’u severim. Sevmeyenlere de Son Peygamberin birkaç tavsiyesini hatırlatmak isterim,
“ Ölenlerin arkasından kötü konuşmayın. Çünkü onlar, iyi veya kötü sağken yaptıklarına kavuştular.” 6
“ Müslüman Müslüman’ın kardeşidir. Müslüman Müslüman’a zulmetmez. Müslüman Müslüman’ı başına gelen bir musibette terk etmez. Hangi Müslüman kardeşine yardım ederse, Allah ta ona yardım eder. Kim kardeşinin dünyadaki bir ayıbını örterse, Allah da kıyamet gününde onun ayıbını örter.” 7
Turan Dursun Müslüman’dı. Üstelik de müftü idi. Ona zulmedip de dinden çıkmasına sebep olanlar! Şeytanın başına sardığı şu musibette terk edenler! Onun şu dünyada düştüğü ayıbını örtemeyenler! Ölümüne olsun saygı duyamaz mısınız? Bilmiyor musunuz ki;
“ Allah katında insanların en kötüsü, düşmanlıkta ileri gidendir.” 8

Sayfalar: 1 2 3 4 5

Bu Yazıyı Paylaşın | Bu yazıyı yazdırın | PDF olarak kaydedin

Kapat
E-posta ile paylaş