Mürit Kefer

Mürit Kefer’in Hatıra Defteri

Galiba yine büyük ustayı yardıma çağırmaktan başka çare yok! Buraya kadar kendisinden pek çok şey öğrendiğim, doğunun ve batının büyük ustası Muhiddin-i Arabi!
Önce şunu fısıldıyor;
“Evrende bir şeyden başka bir şeye geçiş hiçbir zaman keskin olmamıştır. Her şeyin başka bir şeyle mutlaka ilgisi vardır.”
Şu halde, gelecekteki bu meleklerin mevcut olan dört büyük melekle bir ilgisi olmalı! Acaba nasıl bir ilgi? Ustanın Türkçe’ye çevrilen bütün kitaplarını toplayıp geceler boyu yine karıştırıyorum. Yok, yok!
Sonra aklıma geldi, sayıları dört değil mi? Şu halde dörtlü anlatımların içinde aramalıyım. Ve bir hafta kadar sonra, bir gece sabaha karşı, işte buldum!
İşte ustanın dilinden mahşerin dört atlısı!
“ Şunu bil ki, Kuran ve şeriatta söz edilen her sayının ilahi bir gizliliği vardır. Bu ifade biçiminde, bir rakamı Allah’ın varlığını ifade ettiği için sayı olarak kabul edilmez. Çünkü bütün sayılar ondan çıkmakta ve onun yok olmasıyla birlikte diğer sayılar da yok olmaktadır. Örneğin, bire bir eklersek iki, ikiye bir eklersek üç, üçe bir eklersek dört çıkar ve bu durum sürer gider. Aynı şekilde birin çekilmesiyle de sayılar küçülmeye başlar ve bire kadar iner. Bir, yarattığı varlıkla birlikte olan Allah’ın sıfatı olduğu ve ondan başka varlık olmadığı için de, bu son birden çıkarılacak başka bir bir bulunamaz ve bu nedenle bir birden çıkarılamaz. Yani mutlak sıfır yoktur. Mutlak sıfırın olmayışı, yokluğun olmadığı anlamına gelir.
Bir sayı olmadığı içindir ki çift sayıların başlangıcı iki, tek sayıların başlangıcı üçtür. Allah varlığı iki sayıdan on iki sayıya kadar yaratmıştır.
Sayıların genişlemesi ise birden ona kadardır ve dört sayısı bu genişlemenin esasını oluşturur. Şunu demek istiyorum ki, birden ona kadar olan bu sayıların içinde, on sayısını elde edebileceğimiz yegane sayı dörttür. Dört sayısı, on sayısının gerçeğidir. Örneklersek,
4 sayısının içinde 3 bulunur ki, 4+3 = 7
Yine 4 sayısının içinde 2 bulunur ki, 7+2 = 9
Geriye ise 1 kalır ki, 9+1 = 10 eder.
Özetlersek, (4+3+2+1) = 10 = 4 demektir.
İlahi bir hikmet taşıyan dört sayısı, bu nedenle sayıların en güçlü olanıdır. Bu dört sayısı öyle geniş bir kapıdır ki anlatmakla bitmez.
Şunu bil ki, her ev bir yapıdır ve her yapı dört temel üzerine oturur. Bu ev sensin ve şimdi anlatacaklarım da senin temel sıfatlarındır.
İnsan on iki özellik üzerine yaratılmıştır. İnsanın bu yapısını meydana getiren ise, dördü temel dördü yaratıcı olmak üzere sekiz esastır. Dört temel esasın (toprak-su-hava-ateş) olduğunu biliyoruz. Canlı cansız tüm varlıklar bu dört esasın içindedir.
Bu dört temel esasla birlikte insanı ortaya çıkaran yaratıcı dört esas ise, (Beden-Nefis-Akıl-Ruh) dur. İnsanlık âlemi binlerce yıldır işte bu dört yaratıcı ile uğraşıp durmuş, bunlardan çeşitli bilgiler edinmişlerdir. Arayıp buldukları bu bilgilerle de, Tevhit dediğimiz Allah’ın birlik sırrına ulaşmışlardır.” 4
Gördünüz mü, büyük bir usta problemi daha çözdü. Bugün için mevcut olan dört büyük melek piramidin tabanındaki dört kenarla temsil edilen Cebrail, İsrafil, Mikail ve Azrail’dir.
Kıyamet günü arşı yüklenecek diğer dört büyük melekse, piramidin yükselen dört kenarı ile temsil edilen Akıl, Ruh, Beden ve Nefistir.
Oysa yine biliyoruz ki bunlar bir insan demektir ve insanlık, yaşayıp ölen her insanla birlikte kıyamete yükselmektedir. Bir piramit, yaratılışın başlangıcıyla kıyamet dediğimiz diriliş günü arasındaki büyük macerayı anlatan dev bir anıttır.
Halen inşa etmekte olduğumuz ve dünya hayatı dediğimiz en büyük piramitse henüz bitmiş değildir. Bu en büyük piramit, kıyamet dediğimiz en tepe noktasına ulaştığımızda bitmiş olacaktır.

Sayfalar: 1 2 3 4 5 6 7 8 9 10 11 12 13 14 15 16 17

Bu Yazıyı Paylaşın | Bu yazıyı yazdırın | PDF olarak kaydedin

Kapat
E-posta ile paylaş