“ Muhakkak ki şeytan, içki ve kumarla aranıza düşmanlık sokmak, sizi Allah’ı anmaktan alıkoymak ister. Artık vazgeçtiniz değil mi? Maide 5/91”
Ayeti o sabah namazından sonra önce Ebu Bekir’e okudu. Ömer’e gideceğini biliyor. Haz Ömer içki hakkında yeni bir ayet indirildiğini o gün öğleye doğru haber alıyor. Çok heyecanlı,
- Bana da okusanıza!
Büyük bir merakla bekliyor. Ah, Allah artık nasıl da kasıp kavurmuştur kim bilir! Haz. Ebu Bekir kadife gibi yumuşak, sakin bir sesle okumaya başladı. Okurken ara sıra Ömer’in gözlerine bakıyor. Önceleri hırslı, meraklı. Sonra yavaştan bir hayret, şaşkınlık! Artık vazgeçtiniz değil mi derken yine bakıyor. Anlamakla anlayamamak arasında şaşkın, donmuş gibi hareketsiz. Adeta yumruk yemiş gibi! Kadife eldiven içinde demirden bir yumruk. Allah neden bu kadar yumuşak davranıyor ki?
Ah Ömer! Âlemi kendi nefsinin istediği gibi yönetebileceğini mi zannetmiştin? Cebrail’e suret olmana rağmen bak ki şeytan neredeyse seni bile Allah ile aldatacak, insanlarla arana düşmanlık sokacaktı. Büyük bir utançla başını önüne eğdi,
- Artık vazgeçtiniz mi?
Çevresindekiler zayıf bir ses işittiler,
- Vazgeçtik Allah’ım!
Ezan okunmak üzere. Çevredekiler olup bitenin farkında değil ama, Haz. Ebu Bekir mescidin önlerine doğru ilerlerken gizlice gülümsüyor. Ömer bu ayetin özellikle kendisi ve kendisi gibi sert davranan kimseler için indiğini anladı mı acaba? Ömer’se birkaç adım sonra olduğu yere, sıcak kumlu toprağın üzerine diz çöktü. Ön sıralara gitmeye, Peygamberi görmeye cesareti yok! Hayalinde Abdullah bin Nüayman’ın kırgın bakışları ve Son Peygamberin çatık kaşları.
***
Şimdi kimileri merak edip sormak ister,
- Peki ama sen ne anlatmak istiyorsun, içkinin haram olmadığını mı? Davud’un avukatı şimdi de dinsiz sarhoşların avukatlığına mı soyundu?
Haram olmaz olur mu? Zaten anlatmak istediğim de budur. İçki sadece haramlardan bir haram olmasına rağmen abartılmakta, başka önemli bilgilerin örtülmesine neden olunmaktadır. Haram kavramı sadece içkiden ibaret midir? Hayat adam öldürmekten sokağa tükürmeye kadar uzanan sayısız haramlarla dolu değil mi?
Oysa ki bakın bu haramın cezası neymiş, Haz. Ömer’in oğlu açıklıyor;
“ Peygamber şöyle buyurdu, Kim dünyada içkiye bağlanır ve vazgeçmezse, cennette içemez.” 12
Ve hemen altında hadisin açıklaması;
“ Bazıları ileri giderek, şarap içip de tövbe etmeyen cennete giremez, demişlerdir. Bu kabul edilebilir bir görüş değildir.”
Anlatmak istediğimin özeti şudur. Müslümanlar kendi anlayışlarının kavradığını ön plana çıkararak haram gerçeğini örtmekte, gerçekte içki içmekten çok daha büyük başka bir suç işlemektedirler.
Medine’nin sevimli sarhoşuna şimdi bir daha bakın. O Allah’ı ve Peygamberini sever de Allah ve Peygamberi onu sevmezler mi? Allah’ın da onu sevdiğinin bir işaretine bakınız ki, milyarlarca Müslüman’ın iz bırakmadan gelip geçtiği şu âlemde bin dört yüz yıldır ismi kitaplarda yaşamakta, esprileri Peygamberin tebessümünün yanında durmaktadır.
***
Vazgeçtik Allah’ım diyen Ömer, gerçekten vazgeçti mi dersiniz? Keşke bu hepimiz için bu kadar kolay olsaydı ve vazgeçtik dediğimiz her şeyden kolayca vazgeçmiş olsaydık. Ancak bu o kadar kolay değildir ve hadislere bakarsanız Ömer de kolay vazgeçememiş görünüyor,
Tarih 13 Mart 628, Hudeybiye seferi. Anlatan Misver bin Mahreme’dir. Son Peygamber yanındaki bin dört yüz Müslüman’la Mekke’ye doğru ilerlerken çevresindekilere şöyle demektedir.
Sayfalar: 1 2 3 4 5 6 7 8 9 10
Bu Yazıyı Paylaşın | Bu yazıyı yazdırın | PDF olarak kaydedin