Mürit Kefer

Mürit Kefer’in Hatıra Defteri

Ömer’se artık insanları incitmemeyi öğrenmiş, hayretler içinde Ebu Bekir’e bakıyor,
- Allah’a ve Peygambere inanan, namaz kılan bu insanlara nasıl kılıç çekersin? Peygamber, Allah birdir diyen kimsenin canı ve malı haramdır buyurmadı mı?
Ebu Bekir bilgili ve kararlı. Ömer’e kamu hukuku dersi veriyor,
- Zekat Allah’a ve topluma borcumuzdur. Yemin ederim her kim zekatı namazdan ayırırsa onunla çarpışırım. Yine yemin ederim ki değil bir dişi oğlağı, ipini bile saklasalar yine boyunlarını vururum.
Ömer sonradan şöyle diyor,
- O zaman anladım ki halifenin bu hükmü, hak ilmindeki derinliğinin bir eseridir. 15
***
Başta da ifade ettiğim gibi, elbette bütün bunları Haz. Ömer’e sitem etmek için çalışmadım. Sözü önemli bir konuya taşımak isterim.
Muhkemler ve müteşabihler!
Bu iki Arapça kelime belki size yabancıdır ama bilenler bilirler. Bu iki tanım üzerinde yaşanan kavram kargaşası bugün en önemli dinsel ve toplumsal yaralarımızdan biridir. Dini literatürde muhkem açık olan esaslar, müteşabih ise dolaylı anlatılan üstü kapalı manalar demektir.
- Örtünsünler!
- Peki örtünsünler ama, bu emir muhkem mi müteşabih mi?
- Kuran’da ayet var, muhkem!
- İçmesinler!
- Peki içmesinler ama, bu emir muhkem mi müteşabih mi?
- Kuran’da ayet var, tabii ki muhkem!
Peki, Kuran’da adam öldürmemek, hırsızlık yapmamak, yalan söylememek de var. Affetmek, hoş görmek, yardım etmek, fedakarlık etmek de var. Bunlar muhkem değil mi? Bir düşünün, Nur suresinin kadın haklarını savunan yukarıda okuduğumuz ayetleri de muhkem değil mi? Hâlâ kan davası güdülen, hâlâ hiç yüzünden namus cinayetlerinin işlendiği bir toplumda, hangi birimiz eşine, çocuklarına ve komşularına insan gibi muamele edip hoş görülü davranabiliyor? Kuran’ı kendi anlattığı gibi değil, işimize geldiği gibi anlayıp yorumladığımızı sanıyorum.
Gerçekte Kuran tümüyle muhkemdir ama, bu noktadan hareketle din dediğimiz bu anlayışın sonunu kim getirebilir ki? Nitekim bu değerlendirme tembelliği nedeniyledir ki, bırakın kılık kıyafet kargaşasını ve faiz tartışmasını, bugün bazı Müslüman ülkelerde hâlâ taşlanarak kadınlar öldürülmekte, hâlâ başlar kesilmektedir. Allah’ı ve Peygamberin anlayışını bir yana koyup, kendi zannımıza tapınmaya başladığımızı düşünüyorum.
Ancak biliyorum, bizim bu anlayışsızlığımız yeni değil. Bakın Peygamber öldükten hemen sonra neler olmuş.
“ Haz Ömer vefat ettiği gün, kızı ve Peygamberin eşi Hafsa babasının evine gitmek istedi. Giyinik olduğu halde, ayrıca kadınlar tarafından bir perde arkasına alınarak götürüldü.
Zeynep bint-i Cahş’ın vefatında da, tabutu kubbe gibi bir muhafaza ile örtülerek götürülmüştü.” 16
Cansız bedenleri bir yana koyun, tabutları bile örten bir anlayıştan bugünlere başka ne gelebilirdi ki! Bu günümüze şükür, Allah’tan yeterince anlayamamışlar da Kuran’a ve hadislere dokunmamışlar.
Gördüklerimden ve okuduklarımdan çıkardığım sonuç şudur, dün olduğu gibi bugün de Kuran’dan neyi anlıyorsak bizim için o muhkem, neyi anlamıyorsak bizim için o müteşabih olmaktadır.

Sayfalar: 1 2 3 4 5 6 7 8 9 10

Bu Yazıyı Paylaşın | Bu yazıyı yazdırın | PDF olarak kaydedin

Kapat
E-posta ile paylaş