Şahadet bir varlık ya da olayı görüp şahitlik etmek, şahit ise bir varlık ya da olayı gören demektir. Peki şahitlik edenler Allah’ı görmüş, ya da Allah’ı gören birini duymuşlar mıdır?
Ben görmedim. Diğer inanışları pek bilmiyorum ama Müslümanlar arasında göreni de duymadım.
Acaba peygamberler görmüş müdür Allah’ı? Esasen bize Allah’ı onlar anlatmışlardır ve böyle bir soruyu da ancak onlar cevaplayabilirler. Haz. Musa ve Tevrat’la başlıyorum. Bakalım Musa görmüş mü?
“ Ve Musa dedi ; Niyaz ederim bana kendini göster. Ve Rab dedi ; Yüzümü göremezsin! Çünkü insan beni görüp de yaşayamaz. Fakat, işte yanımda bir yer var ve sen kaya üzerinde duracaksın. Ve vaki olacak ki, izzetim geçtiği zaman seni kayanın bir kovuğuna koyacağım ve ben geçinceye kadar elimle seni örteceğim. Ve elimi kaldırdığımda arkamı göreceksin, fakat yüzüm görülmeyecek! Çıkış 33/18”
Ya Haz. İsa?
“Allah’ı hiçbir zaman hiç kimse görmemiştir, Onu, Baba’nın kucağında olan biricik oğul bildirdi. Yuhanna 1/18”
Ya Haz. Muhammet, O görmüş müdür acaba Allah’ı?
Eşi Haz. Ayşe hayır diyor;
“ Her kim Peygamber Allah’ı baş gözü ile gördü derse, büyük bir yalan söylemiş olur.” 1
Aynı soruyu Peygambere yakın dostu Ebu Zer bizzat sorar,
“ - Rabb’ini hiç gördün mü?
İşte cevabı;
- Nurdur, nasıl görebilirim!” 2
Sonuç olarak, Allah’ı görmek konusunda tüm peygamberlerin aynı sözü söyledikleri ve hiçbirimizin Allah’ı görmediği, göremeyeceği artık anlaşılmıştır.
Şu halde nedir şahadetin aslı? Mademki Allah’ı kimse görmemiştir ve melekleri de bilinmez, peygamberler ve kitaplar hakkında ihtilaf, yeniden dirilmek konusunda da şüphe vardır, söyler misiniz bu nasıl bir şahitlik ve bu nasıl bir imandır?
Yoksa iman ettik diyen biz insanlar, küçük yeşil yalanlar söyleyen masum yalancılar mıyız?
Halbuki özellikle Müslümanlar iyi bilirler ki, Peygamber için yalancı şahitlik konusu önemlidir. Şöyle diyor;
“ - Kim yalan söylemeyi ve yalanla iş yapmayı bırakmazsa, Allah o kimsenin ibadetlerine iltifat etmez.” 3
Ve devam ediyor,
“ Sözünde ve işinde doğruluğu prensip edinen kimse sadıklardan olur. Yalancılık ta insanı kötülüğe sürükler. O kimse ki yalanı iş edinmiştir, nihayet Allah divanında yalancılar defterine yazılır.” 4
Şimdi Allah için söyleyin; Ben Allah’ı görmedim ve yok dedim, başka biri de görmediği halde var dedi. Söyleyin, hangimiz yalan söylemiş oluyor?
Peygamber bu küçük yeşil yalanları yaşarken kendisi de görmüştür ve uyarıyor;
“ - ( Putlara tapmaktan ve yalan sözden de kaçının. Hac, 22/30) ayetini okumuyor musunuz? Yalan şahadet Allah’a eş koşmakla bir tutulmuştur.” 5
Hâttâ Peygamber inanmadığımız halde inanıyor, bilmediğimiz halde biliyor gibi göründüğümüz bu hallerimiz için öylesine üzülmektedir ki! Bakın dostlarından biri neler anlatıyor;
“Peygamber bir gün,
- Büyük günahların en büyüğünü size bildireyim mi? buyurdu.
- Evet, bildir ey Allah’ın resulü, dedik. Bir daha sordu, sonra bir kere daha sordu ve dayandığı yerden doğrulup,
- Allah’a eş koşmaktır, anaya babaya kötü davranmaktır! buyurdu. Sonra da,
- İyi dinleyin! bir de yalan yere şahadettir! buyurdu.
Peygamber dalmış gitmiş, durmadan son söylediğini tekrar ediyor
Bu Yazıyı Paylaşın | Bu yazıyı yazdırın | PDF olarak kaydedin